Dünya Neden Susuyor? Güç, Şantaj ve İkiyüzlü Düzen Üzerine

Dünya, bir yandan demokrasi nutukları atarken, diğer yandan gözlerimizin önünde yaşanan insanlık dramlarına sessiz kalıyor. Bu sessizlik bir tesadüf mü, yoksa sistemli bir körlüğün sonucu mu?
Jeffrey Epstein dosyası açıldığında, yalnızca bir suç ağının değil; küresel gücün karanlık yüzünün de aralandığı görüldü. Siyasetçiler, iş insanları, kraliyet mensupları ve teknoloji devleriyle kurulan ilişkiler, dünyanın “temiz vitrinine” gölge düşürdü.
Bu noktada şu soru sorulmak zorunda kalındı:
Dünya gerçekten bizim bildiğimiz dünya mı?
Epstein Dosyası: Bir Suçtan Daha Fazlası
Epstein, resmî kayıtlara göre bir suçlu olarak tanımlandı. Ancak ortaya çıkan belgeler, yalnızca bireysel bir sapkınlığı değil, güç ilişkilerinin nasıl inşa edildiğini de gözler önüne serdi.
Bu ilişkiler ağı sayesinde:
- Bazı isimlerin korunabildiği,
- Bazı dosyaların kapatıldığı,
- Bazı gerçeklerin örtüldüğü iddia edildi.
Ortaya saçılan bilgilerle birlikte şu gerçek fark edildi:
Güç, yalnızca parayla değil; zaaflarla da inşa ediliyor.
Sessiz Kalan Liderler, Konuşamayan Kurumlar
Gazze’de yaşananlar tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşiyor. Ancak Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok uluslararası kurumdan güçlü bir ses yükselmiyor.
Bu sessizlik şu soruları beraberinde getiriyor:
- Dünya liderleri neden çekingen?
- İnsan hakları neden coğrafyaya göre değişiyor?
- Bazı çocuklar neden “daha az çocuk” sayılıyor?
Batı’da yaşanan bir trajedi manşet olurken, Doğu’da yaşananlar istatistiğe dönüşüyor. Bu çifte standart artık gizlenemiyor.
Bu sessizliğin bu vurdumduymazlığın sebebi dünya liderlerinin satılmışlığı olabilir mi ?
Demokrasi mi, Seçici Ahlak mı?
Demokrasi söylemi, güçlü ülkelerin elinde bir vitrin süsüne dönüştürüldü. İnsan hakları, yalnızca “uygun” coğrafyalarda hatırlanır oldu.
Bugün şunu açıkça görüyoruz:
- Demokrasi herkese eşit uygulanmıyor.
- Hukuk, güçlü olanı koruyacak şekilde esnetiliyor.
- Ahlak, çıkarla birlikte yön değiştiriyor.
Bu düzenin adı demokrasi değil; seçici vicdandır.
Gündüz Başka, Gece Başka Bir Dünya
Kamuoyuna konuşan liderlerle, kapalı kapılar ardındaki ilişkiler arasındaki fark artık saklanamıyor. Gündüz insan haklarından bahsedenler, gece başka hesapların içinde yer alabiliyor.
Epstein dosyası, tam da bu ikiyüzlülüğü görünür kıldı.
Sorun tek bir isim değil; o ismi mümkün kılan sistemdir.
Asıl Soru Şu: Şimdi Anladık mı?
Şimdi anlıyor muyuz?
- Savaşların kime hizmet ettiğini,
- Sessizliklerin neden bu kadar gürültülü olduğunu,
- Gücün nasıl korunup yeniden üretildiğini,
- Bazı hayatların neden daha “değerli” sayıldığını…
Belki de en acı gerçek şu:
Dünya, bize anlatıldığı gibi bir yer değilmiş.
Ve asıl soru hâlâ ortada duruyor:
Biz bu düzeni izlemeye devam mı edeceğiz, yoksa sorgulamaya mı başlayacağız?












