Dünya Altın ve Gümüş Piyasalarında 2025 Perspektifi: Merkez Bankaları ve Türk Yatırımcı

Küresel piyasalarda altın ve gümüş hareketleri, jeopolitik şoklar ve merkez bankalarının rezerv tercihleriyle şekillenmeye devam ediyor. Analize göre Çin, 2024 verileriyle dünya altın üretiminde ilk sırada yer alırken, gümüş üretiminde de ikinci konumunda bulunuyor. ABD ise her iki metalde de Çin’in gerisinde kalıyor. Altının önemli bir kısmı sağlık, elektronik, otomotiv ve savunma sanayilerinde kullanılırken, geri kalanı külçe saklama ve takı üretimi için değerlendiriliyor. Gümüş için ise güneş enerjisi panelleri ve elektrikli araçlar gibi sanayideki talep artışı, fiyatları yukarı yönlü etkiliyor. Merkez Bankalarının altına yönelişi sürüyor Eğilmez, 2025 itibarıyla en çok altın rezervine sahip ülkelerin çoğunun gelişmiş ekonomilerden oluşacağını ifade ediyor. Altın standartları geçmişten kalan bir temel neden olarak gösterilirken, gelişmekte olan ülkelerde döviz rezervleri daha baskın kalmaya devam ediyor. Çin ve Rusya’nın dolar odaklı rezervlerden çekilerek altına yönelmesi, küresel talebi destekleyen önemli bir eğilim olarak öne çıkıyor. Ayrıca ABD’de Donald Trump’ın göreve gelmesiyle birlikte merkez bankalarının altın alımları hız kazanmış durumda. Altın onsu 4.500 doları aştı ve bugün itibarıyla İstanbul’daki gram altın, döviz kuru etkisiyle yaklaşık 6.250 liraya yükselmiş durumda. Gümüş ise yenilenebilir enerji yatırımları ve elektrikli araç talebinin artmasıyla altına kıyasla daha hızlı yükseliş kaydediyor. Kullanım alanlarının genişlemesi fiyatları destekliyor
Türk yatırımcı için kur belirleyici Türkiye’de yatırım yapanlar için sadece metal fiyatları değil, dolar/TL kuru da karar verici bir unsur olmaya devam ediyor. Küresel piyasalarda altın ve gümüş fiyatları yükselirken doların lira karşısındaki değer kazanması, yatırımcılara ek getiri sağladı. 2024 yılı dışındaki dönemlerde bile kur etkisinin yabancı yatırımcılara kıyasla Türk yatırımcıya göre daha avantajlı getiri sunduğu görülüyor. Benzer eğilim, gümüş piyasasında da kendini gösteriyor.
“Yükseliş eğilimi sürebilir” Eğilmez’in öngörüsü, piyasalarda belirsizliklerin sürmesi halinde değerli metallerin değer kazanmaya devam edebileceği yönünde. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki tansiyon, ticaret savaşları ve global büyümedeki yavaşlama, ABD’nin dış politika tutumundaki sertlik gibi riskler, değerli metallerin güvenli liman rolünü güçlendiriyor.












