DSO Başkanı Selim Kasapoğlu: İmalat Sanayinin Ekonomideki Gücü Azalıyor

Denizli Sanayi Odası (DSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, küresel belirsizliklerin iş dünyasındaki etkilerini ve imalat sanayinin güncel durumunu tartışmak üzere toplandı. Toplantıda döviz, faiz ve enflasyon gelişmeleri ile reel sektör göstergeleri, ihracat ve istihdam konuları kapsamlı olarak ele alındı. Başkanlar ve meclis üyeleri, pazarın nabzını tutan analizlerle sahadaki görünümü yakından değerlendirdi.
Toplantının açılışında konuşan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, son dönemde artan küresel belirsizlikler ve sürdürülen savaş ortamının yalnızca siyasi dengeleri değil, ekonomik ve ticari yapıları da derinden etkilediğini kaydetti. Jeopolitik gelişmelerin tüm sektörlerde dalgalanmalara yol açtığını vurgulayan Konyalıoğlu, belirsizliği doğru okumak ve etkin yönetmek için planlama ile risk yönetiminin bugün daha kritik hale geldiğini ifade etti. Üretim ve tedarik zincirlerinde görülen baskıların arttığı bir dönemde dayanıklılık ve stratejik yaklaşımın önem kazandığını sözlerine ekledi.
AB–Hindistan STA’sı Türkiye için risk oluşturuyor— DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ticarette yaşanan gelişmeleri ve Türkiye ekonomisinin büyüme yapısını masaya yatırdı. Avrupa Birliği ile Hindistan arasında gerçekleştirilen serbest ticaret anlaşmasının Türkiye açısından potansiyel riskler doğurabileceğini belirten Kasapoğlu, Gümrük Birliği yükümlülükleri nedeniyle dezavantajlı konuma düşme ihtimaline dikkat çekti. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini ve Türkiye’nin bu süreçte daha güçlü bir konuma ulaşması için hızlandırılmasının önemli olduğunu ifade etti.
“Sanayinin ekonomideki payı geriliyor” başlığı altında 2025 yılı büyüme verilerini analiz eden Kasapoğlu, ülke ekonomisinin %3,6 büyüdüğünü, ancak büyüme bileşenlerinin dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi. Resmi verilere göre sanayinin %2,9 büyüdüğünü belirtirken, sahada faaliyet gösteren pek çok sanayicinin daralma yaşadığını ifade etti. İmalat sanayinin ekonomi içindeki payının uzun dönemlerde gerilediğini ve bununla ilişkili olarak gayrimenkul ve inşaat sektörlerinin payının arttığını belirtti. İhracatın büyümeye katkısının negatif olduğuna dikkat çekti; ithalatın ise artış yönünde olduğunu söyledi. “Türkiye ekonomisi üreterek değil, tüketerek büyüyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Sanayici ciddi maliyet baskısı altında” başlığıyla mevcut ekonomik koşullarda imalat sanayinin karşı karşıya olduğu maliyet baskısına değinen Kasapoğlu, döviz bazında yaklaşık %30’luk maliyet artışından söz etti. 2003–2026 arası verileri paylaşan Kasapoğlu, enflasyonun yaklaşık 40 kat, dolar kurunun ise yaklaşık 26 kat arttığını olduğuna dikkat çekti. Kalıcı çözümler için yapısal reformların gerekliliğini vurgulayan Kasapoğlu, ihracatta uygulanan %3’lük döviz dönüşüm desteğinden toplam ihracatçıların sadece yüzde 18’inin yararlanabildiğini belirtti.
Teşviklerin önemi üzerinde duran Kasapoğlu, devletin sağladığı teşvik ve desteklerin kritik olduğunu, ancak sürdürülebilir bir çözüm için mevcut araçların ötesinde yapısal değişimlere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.








