Dr. Hidayet Özdemir: Yapı Denetimine Standart Geldi, Ancak Yeterli Değil

Betonarme yapıların deprem mühendisliği alanında uzmanlığı bulunan veErciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Hidayet Özdemir’in öne çıkardığı yaklaşım, yapı denetim sisteminin iyileştirilmesini ve sahadaki uygulamaların kaliteyle buluşmasını hedefliyor. Özdemir, Türkiye’de yapı denetiminin olumlu katkılar sağladığını fakat hâlâ yetersiz olduğunu belirtiyor; genç mühendislerin sahada yeterince deneyim kazanması gerektiğini vurguluyor. “Mühendislikte yetkinlik sistemi şart. Mezun olan bir mühendis gün imza atabiliyor; en az beş yıl sahada ve proje ofisinde deneyim gerekir.” 6 Şubat depremlerinde yaşanan hasarların büyük kısmının mühendislik ve uygulama hatalarından kaynaklandığını ifade ediyor.
Kentsel dönüşüm yerine yerinde dönüşüm konusunu işaret eden Özdemir, Türkiye’de kentsel dönüşümün altyapı, yollar, kanalizasyon, otopark ve yeşil alanlar açısından doğru hesaplanması gerektiğini söylüyor. Ancak şu anda daha çok yerinde dönüşüm aşamasına geçildiğini belirtiyor ve bu yaklaşımın depreme dayanıklı binalar oluşturmayı hedeflediğini kaydediyor.
“Depremde yıkılmayan evler” vizyonuyla Özdemir, ÖzKA İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı olarak İstanbul’daki ilk projesi Boğaz Çamlıca’ya dair bazı ipuçları paylaşıyor. Şirket olarak deprem güvenliği konusunda farkındalığı artırmayı amaçladıklarını ifade ediyor; konutları klasik bir yaklaşımla tasarlamadıklarını, deprem yönetmeliklerinde öngörülen hasar alabilir ama yıkılmaz yaklaşımının ötesine geçerek deprem sonrası kullanılabilecek yapıların hedeflendiğini belirtiyor.
“Projeyi sahada bire bir uyguladık” diyerek projenin başarısına değinen Özdemir, Boğaz Çamlıca’nın performansını hasarsız kullanım olarak tanımlıyor. En büyük depremde dahi yapıda hasar öngörmediğini ve deprem anında evden çıkmamanın güvenli olduğunu vurguluyor. Zemin açısından kayalık yapının üzerinde bulunan proje için zemin iyileştirme gereksinimi olmadığını, ancak yumuşak kaya bölgelerinde kazıklı temel uygulamalarına başvurulduğunu dile getiriyor. Yapıların hesaplandıkları gibi değil, yapıldıkları gibi davranacağı düşüncesinin altını çiziyor: “En iyi proje sahada birebir uygulanmalıdır.”
Boğaz Çamlıca’da standart donatı yerine B500C sınıfı çelik ve C40 beton kullanıldığı, özel kimyasal kür ve sulama yöntemleriyle betonun uygun şekilde kürlendiği belirtiliyor. Projede 60 milyon dolarlık yatırımın büyük bölümü öz kaynaklarla finanse edilirken, projenin 2026 yılının ekim ayında teslim edilmesi planlanıyor. Yabancıya satış düşünmüyoruz; amacı kâr değil, uzun vadeli müşteri memnuniyeti olarak vurgulanıyor. Projede toplam 7 blok ve 84 bağımsız bölüm bulunuyor; 4,5+1 daireler ve 7+2 çatı dubleksleri yer alıyor. Normal katlarda brüt büyüklükler 271 metrekare civarında, dublekslerde ise yaklaşık 460 metrekare net kullanım alanına sahip. Proje, İstanbul’daki ikinci bir kentsel dönüşüm çalışmasıyla Altunizade’de devam edecek bir plan içeriyor ve deprem güvenliği ile malzeme kalitesini üst düzeyde tutmayı hedefliyor.






