Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Dinliyoruz Ama Anlamıyoruz: Görünmeyen Bir Salgın Olarak İletişimsizlik

15 Ocak 2026 • 08:00 Sefa Mağat 101
iletişim sorunu

İletişim tek taraflı bir eylem değildir.
Bir mesajın gerçekten iletilebilmesi için; gönderen, mesaj, alıcı, kanal, geri bildirim, ortam, dil ve süreç gibi birçok unsurun aynı anda ve doğru şekilde var olması gerekir. Bu unsurlardan biri eksik olduğunda, iletişim gerçekleşmiş sayılmaz.

Günümüzde imkânlar neredeyse sınırsızdır. Öyle ki artık yalnızca insanlar değil, makineler bile birbirleriyle kusursuz denilebilecek bir verimlilikle iletişim kurabilmektedir.
Ancak tüm bu teknolojik gelişmelere rağmen, insanlar arasındaki iletişimin aynı hassasiyetle yürütülebildiğini söylemek ne yazık ki mümkün değildir.

Gerçekten Dinliyor muyuz?

Son zamanlarda fark etmiş olabilirsiniz…
Birbirimizi dinliyor gibi yapıyoruz ama gerçekte anlamıyoruz.

Bir şey anlatırken, karşımızdakinin gözlerinde çoğu zaman aynı ifadeyle karşılaşıyoruz:
“Ne zaman susacak da ben konuşacağım?”

Eğer karşımızdaki temel insani prensiplere sahipse, en azından sözümüzün bitmesini bekliyor.
Ancak bu hassasiyetlerden yoksunsa, çoğu zaman lafımız bitmeden sözümüz kesiliyor.

Bu davranışların ardında birçok neden yatabilir.
Genellikle bizi dinlemeden sözümüzü kesen ya da anlatırken zihnen orada olmayan kişiler, kendilerini bizden üstün görmektedir.

Bu üstünlük algısı ve bencillik;

  • Daha zeki olduğunu düşünmesinden,
  • Bencilliğinden,
  • Ya da toplumsal olarak daha güçlü bir konumda olduğunu varsaymasından kaynaklanabilir.

“Ben Daha Çok Şey Yaşadım” Yanılgısı

Böyle bir bakış açısına sahip biri için;

  • Sizin fikir dünyanızın zenginliği,
  • Yaşadığınız bir problem,
  • Çektiğiniz bir aşk acısı,
  • Ya da iş yerinde karşılaştığınız zorluklar

neredeyse hiçbir anlam ifade etmez.

Çünkü onun gözünde kendisi daha çetin yollardan geçmiştir.
Sizinkiler “küçük meselelerdir”.

Asıl dinlenmesi gereken odur.
Ve sıra bir an önce ona gelmelidir.

Bu nedenle birçok konuşma, daha başlamadan bitmektedir.

Anlaşmazlıkların Asıl Nedeni

Toplumsal hayatta yaşanan anlaşmazlıkların büyük bir kısmının, iletişim eksikliğinden kaynaklandığını düşünmekteyim.
Ancak burada söz konusu olan şey, konuşamamak değildir.

Konuşuyoruz…
Ama dinlemiyoruz.
Dinliyoruz…
Ama anlamak istemiyoruz.

Anlamak, emek ister.
Sabır ister.
Ön yargılardan arınmayı gerektirir.

Oysa günümüzde hız, ego ve sürekli “kendini anlatma” ihtiyacı, anlamanın önüne geçmektedir.

Görünmeyen Bir Salgın

Belki de insanlık olarak yeni bir salgınla karşı karşıyayız:
İletişim eksikliği salgını.

Covid-19 kadar görünür değildir.
Ateş yapmaz, öksürtmez, testle ölçülmez.
Ama etkisi en az onun kadar derindir.

İlişkileri zayıflatır,
toplumları kutuplaştırır,
yalnızlığı artırır
ve insanları birbirine yabancılaştırır.

Belki de artık daha fazla konuşmayı değil,
daha iyi dinlemeyi öğrenmemiz gerekiyordur.

E-Posta
Sefa Mağat

İlgili İçerikler