Shopping cart

Patron Koltuğu, Patronlardan haberleri, yaşama dair haberleri, teknoloji, sağlık ve bir çok kategoride haberleri size ulaştırmak için sizlere hizmet vermektedir.

PatronPatron

Dijital Vefat Sonrası Deepfake Yasaklama: Hatıranın Dokunulmazlığı ve Dijital Reenkarnasyon

30 Mart 2026 • 07:00 Damla Eker 16

Bir kişinin vefatından sonra, sesinin ve görüntüsünün yapay zekâ (Deepfake) teknolojisiyle yeniden canlandırılarak reklamlarda oynatılması, filmlerde başrol verilmesi veya sosyal medyada konuşturulması en zorlu etik sınavlarından biridir. Kişinin sağlığında vermediği bir onayın, ölümünden sonra “ticari bir meta” olarak kullanılması, sadece bir teknoloji gösterisi değil, aynı zamanda “hatıraya hakaret” ve “kişilik haklarının ölümden sonra ihlali”dir. Hukuk sistemimiz, kişinin bedensel varlığı sona erse de, onun toplumdaki itibarını ve hatırasını korumayı “mirasçıların hakları” ve “kişinin sağlığındaki iradesi” çerçevesinde yasal güvence altına almıştır.

Miras hukukuna göre, bir kişinin görüntüsü ve sesi üzerindeki haklar, tıpkı evi veya bankadaki parası gibi terekeye (mirasa) dâhildir. Ancak bu hak, sadece maddi bir kazanç kapısı olarak görülemez; mirasçıların, vefat eden yakınının dijital bir kukla gibi kullanılmasını engelleme yetkisi vardır. Eğer bir şirket, vefat eden bir sanatçıyı veya sıradan bir bireyi yapay zekâ ile “canlandırıp” ondan çıkar sağlıyorsa, mirasçılar men davası açarak bu içeriğin kullanımını derhal durdurabilir. Güncel kararlar, kişinin sağlığında bu yönde açık bir yazılı onayı (dijital vasiyeti) yoksa, hatırasının yapay zekâ ile manipüle edilmesini hukuka aykırı bulmaktadır.

Bu tür bir ihlal ile karşılaşıldığında izlenecek yol, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ve Türk Medeni Kanunu kapsamında hızlıca harekete geçmektir. Mirasçılar, mahkemeden “ihtiyati tedbir” talep ederek dijital canlandırmanın yayılmasını durdurabilir ve bu eylemden elde edilen haksız kazancın tazmin edilmesini isteyebilir. Ayrıca, bu tür bir kullanım kişinin hatırasını zedeleyecek veya onu sağlığında hiç desteklemeyeceği bir görüşün savunucusu gibi gösterecek şekildeyse, “manevi tazminat” davası da kaçınılmaz hale gelir. Unutmayın, ölüm kişisel hakların sonu değildir; dijital dünyada “huzur içinde uyuma” hakkı, teknolojinin sınır tanımayan merakına karşı hukukun en güçlü kalkanıdır.

E-Posta
Damla Eker
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x