Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Dijital İzleriniz Kimin Elinde? KVKK Hakkında Bildikleriniz ve Yanıldıklarınız

04 Şubat 2026 • 07:00 Damla Eker 55

İnternette tıkladığımız bir reklam, alışveriş yaptığımız bir site veya sadece bir arkadaş grubunda paylaşılan fotoğraf… Her adımda arkamızda “kişisel veri” bırakıyoruz. Eskiden sadece kimlik numarası veya adres gibi somut bilgilerden ibaret sandığımız bu kavram, artık parmak izimizden ayakkabı numaramıza, siyasi görüşümüzden hangi saatte uyuduğumuza kadar devasa bir veri kümesini kapsıyor. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), işte bu dijital ayak izlerimizi başıboş bırakmamak için hayatımıza girdi.

KVKK’nın temel felsefesi “açık rıza” üzerine kuruludur. Bir kurum veya kişi, sizin verinizi işlemek istiyorsa bunu hangi amaçla yapacağını, ne kadar süre saklayacağını ve kimlerle paylaşacağını size açıkça bildirmek zorundadır. “Verilerinizi işliyoruz, kabul ediyorsanız tıklayın” şeklindeki genel geçer ifadeler artık hukuken yeterli değil. Aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmeden alınan rızalar, hukuk önünde “sakat” kabul ediliyor.

Toplumda en çok ihmal edilen ve aslında suç teşkil eden bir diğer konu ise sosyal medyada başkasına ait verilerin paylaşılmasıdır. Bir kişinin rızası olmadan fotoğrafını paylaşmak, telefon numarasını bir başkasına iletmek veya WhatsApp yazışmalarını ekran görüntüsü alıp yaymak, sadece KVKK ihlali değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında “Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” suçunu oluşturur. Unutulmamalıdır ki, bir verinin “herkese açık” bir platformda olması, o verinin her amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez.

Peki, verilerimizin usulsüz kullanıldığını fark edersek ne yapmalıyız? Kanun, kişiye önce veriyi işleyen kuruma (Veri Sorumlusu) başvurma hakkı tanıyor. Eğer bu başvurudan tatmin edici bir sonuç alınamazsa, Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikayette bulunulabilir. Kurulun kestiği milyonluk idari para cezaları, konunun ciddiyetini kanıtlar niteliktedir.

Sonuç olarak; veri, günümüzün en değerli madenidir. Bu madeni korumak sadece devletin veya kurumların değil, birey olarak bizlerin de sorumluluğundadır. “Benim gizleyecek bir şeyim yok” anlayışı, yerini “Benim verim, benim kararım” bilincine bırakmalıdır. Çünkü korunan sadece bir isim veya numara değil, bizzat insan onuru ve özel hayatın gizliliğidir.

E-Posta
Damla Eker
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x