Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Uzun Süreli Bakım Sigortası için Çalışmalar Sürüyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, törende Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile birlikte Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen 2. Yaşlılık Şurası’nın kapanış programında görüşlerini paylaştı. Yaşlanmanın artık devlet politikalarının merkezi bir parçası haline geldiğini belirten Yılmaz, sürecin Emekliler Yılı, Aile Yılı ve 2026-2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı planları çerçevesinde genişlediğini kaydetti. Demografik değişimin etkilerine vurgu yapan konuşmacı, genç ve çocuk nüfus payının küçülmesini, yaşlı nüfusun ise hızla artmasını hatırlattı; 65 yaş üstü oranının 2023 yılında yüzde 10’u aştığını ve bunun ülkenin çok yaşlılar kategorisine geçişini tetiklediğini ifade etti.
Yılmaz, TÜİK verilerine dayanarak, mevcut trendin sürmesi halinde 2025’te yaşlı nüfus payının 11,1’e, 2030’da 13,5’e ve 2100’de toplam nüfusun neredeyse üçte birine ulaşacağını belirtti. Geçen yıl 62 ilde bu oranın üzerine çıkmasıyla birlikte en az bir yaşlı belleğine sahip olan hanelerin sayısının 7 milyonu aştığını, yaklaşık iki milyon hanenin ise tek başına yaşayan yaşlılardan oluştuğunu aktardı. Uzun Süreli Bakım Sigortası Sistemi’ne ilişkin çalışmaları sürdürüyoruz şeklinde ekledi.
Aktif Yaşlanma Endeksi’ne değinen Yılmaz, bireyin mutluluğu kadar toplumun genel refahı için de üretken ve aktif yaşlanmanın önemine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: “Orta Vadeli Programımız çerçevesinde demografik değişime uyum sağlamak ve yaşlı vatandaşlarımız için bakım hizmetlerini güçlendirmek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu hedef doğrultusunda Uzun Süreli Bakım Sigortası Sistemi’nin hayata geçmesi için çalışmalar sürüyor. Olgunlaştığında uygun bir zamanlamayla gündeme gelecek olan bu sigorta, yalnızca yaşlılarımıza değil, genel tasarruf ve finansal sisteme de katkı sağlayacaktır. Hizmetlerin evlerinde veya bakım merkezlerinde ihtiyaç duyulan hemşirelik, bakım hizmeti ve tıbbi ekipman konularında vatandaşlarımızın güvenli ve sürdürülebilir erişimini kolaylaştıracaktır.”
Yaşlılara yönelik çalışmaların aileleriyle uyumlu bir şekilde uygulanması yönündeki yaklaşımı paylaşan Yılmaz, yaşlı bireylerin toplumsal yaşama entegrasyonunu artıran hizmetleri öncelediğini şöyle sürdürdü: “2002 yılında 63 resmi huzureviyle yaklaşık 5 bin yaşıyı karşılayan hizmetlerimiz, bugün 178 resmi huzurevi ve özel bakım imkanlarıyla 15 bin vatandaşımıza ulaşıyor. Ayrıca özel huzurevleri ve diğer kamu hizmetleriyle birlikte toplamda yaklaşık 30 bin bireye hizmet sunuyoruz. 2026 yılına kadar 8 ilde 900 kapasite artırımıyla altyapıyı daha da güçlendireceğiz.”
Yaşlıların kendi yaşam alanlarında desteklenmesini hedefleyen toplum temelli hizmetleri de güçlendirdiklerini belirten Yılmaz, evde bakım yardımı, gündüzlü bakım ve aktif yaşam merkezleriyle aile yapısını güçlendirmeyi, yaşlıların sosyal hayata katılımını artırmayı ve kurumsal bakım ihtiyacını azaltmayı amaçladıklarını kaydetti. “Yerel yönetimlerle entegre bir yaklaşım benimsiyoruz” diyen Yılmaz, Yaşlı dostu bir toplum hedefini somut adımlara dönüştürdük dedi.
43 ilde yaklaşık 2 bin yaşlıya dijital okuryazarlık eğitimi verildiğini ve 19 ilde kurulan 21 Dijital Bahar Odası ile yaşlıların teknolojiye erişimini kolaylaştırdıklarını anlatan Yılmaz, bakım hizmetlerinde 2021’den bu yana yeni standartlar oluşturarak hizmet kalitesini yükselttiklerini belirtti. Yaşlanma Vizyon Belgesi ve Yaşlı Hakları Ulusal Eylem Planı ile yaşlı haklarını esas alan, yol haritası niteliğindeki adımların hayata geçirildiğini vurguladı. Türkiye Yaşlı Profili Araştırmasıyla elde edilen verilerin, koruyucu ve önleyici politikalar ile hizmetlerin isabetli hedeflenmesi için temel oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, gelecek dönemde yaşam kalitesini yükseltmeye odaklı politikaların sürdürülmesini istedi.
Gelecek için temel hedefin, yaşamın ilerleyen yıllarını daha nitelikli, bağımsız ve güvenli kılan bir sistemi kurmak olduğunu kaydeden Yılmaz, Yaşlanma olgusunu veriye dayalı ve öngörülebilir politikalarla ele alan bu şuranın, önümüzdeki dönemin yol haritası olacağına inanıyorum diyerek konuşmasını tamamladı.






