Başkan Duran: STRATCOM, Türkiye’nin Stratejik İletişim Alanındaki Vizyonunun Bir Yansıması

Stratejik iletişimin düzen kurucu rolünü ve istikrar sağlayıcı gücünü ele alan bu yazı, STRATCOM Zirvesi’nin beşinci yıl dönümünü işaret ediyor. Uluslararası sistemin karşı karşıya kaldığı derin dönüşümlere dair değerlendirmeler, bölgesel çatışmalar ve jeopolitik rekabetin giderek artan etkileri üzerinden yeniden okunuyor. Mevcut paradigmaların, kurumların ve normların, XXI. yüzyıl sorunlarını çözmede yetersiz kaldığı savıyla, mevcut krizlerin ardındaki yapısal kırılmalara vurgu yapılıyor. Bu bağlamda Batı-dışı seslerin dünyada daha güçlü duyulması gerektiği ve uluslararası kurumların bir kısmının güç odaklarının etkisi altında kaldığı eleştirileri giderek daha fazla dikkat çekmektedir.
Küresel adalet, eşitsizlikler ve ayrımlar, devlet güvenliğini ve kamu düzenini zedeliyor; bu durum uluslararası meşruiyet tartışmalarını geniş kitleler önünde gündeme getiriyor. Bu bağlamda STRATCOM Zirvesi’nin ana teması, Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı olarak belirlenirken, stratejik iletişimin düzen kurucu ve istikrar sağlayıcı rolü bir kez daha ön plana çıkıyor. Özellikle İran ile ilişkili gelişmelerin Körfez’e yansıması ve bölgesel çatışmaların doğurduğu yeni gerçeklikler, zirvenin yıllık gündeminde kritik bir odak olarak öne çıkıyor.
Çatışmanın doğurduğu kırılmalar, enerji güvenliği ve küresel lojistik üzerinde yarattığı baskılar, güvenilirlik ve meşruiyet konularını uluslararası arenada yeniden tartışmaya açıyor. Böyle bir dönemde, dezenformasyonla mücadele ve güvene dayalı iletişim ağlarının inşası hayati bir ihtiyaçtır. Stratejik iletişim, yalnızca haberleri aktaran bir araç değil, hakikatin korunması ve güvenin inşası için merkezi bir sorumluluktur. İnsan onuru odaklı ve kapsayıcı bir iletişim ahlakını hâkim kılmak için gerekli adımlar, küresel barış ve adalet hedeflerinin temel taşları olarak görülüyor.
İhtiyacımız olan şey insan onurunu merkezleyen yeni bir iletişim ahlakıdır. Bu yaklaşım, güç dengesini değil, adaleti ve kapsayıcılığı ön planda tutan bir vizyonla uyumlu bir küresel iletişim dilini gerektiriyor. Türkiye, çok boyutlu dış politika ve aktif diplomasisiyle bu vizyonu sahada destekleyen bir aktör olarak konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımı, bu çerçevede alternatif bir küresel düzenin savunusunu yapıyor.
STRATCOM’un amacı sadece mevcut krizleri aydınlatmak değildir; aynı zamanda geleceğin iletişim paradigmasını şekillendirecek bir platform oluşturmaktır. Zirve, farklı coğrafyalardan liderleri, diplomatları, akademisyenleri ve kanaat önderlerini bir araya getirerek çok boyutlu bir istişare zemini kurmayı hedefler. Bu süreçte küresel yönetişim, iklim diplomasisi, dijitalleşme ve kamuoyu yönetimi gibi geniş bir yelpazede tartışmalar yürütülür. Güç artık yalnızca fizikî kapasiteyle değil; anlatı kurma, anlam üretme ve güven inşa etme becerileriyle de tanımlanacaktır.
“ZİRVE İLE AMACIMIZ, KÜRESEL SİSTEMİN GELECEĞİNE DAİR ÇOK BOYUTLU BİR İSTİŞARE ZEMİNİ OLUŞTURMAK” ifadesi, STRATCOM’un kurumsal vizyonunu özetler niteliktedir. Zirve, Türkiye’nin küresel iletişim alanında geliştirdiği marka ve düşünce platformu olarak hareket ederken, bu yıl da farklı coğrafyalardan gelen aktörleri bir araya getirerek dünya sisteminin geleceğine dair kapsayıcı bir istişare zemini kurmayı amaçlar. 27-28 Mart tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek etkinlik, mevcut sorunların ötesine geçerek, yeni bir iletişim paradigmısını şekillendirme hedefiyle ilerler.
KAYNAK: AA








