Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Basın Gerçekten Bağımsız mı? Küresel Güçler, Algı ve Yönetilen Toplumlar

06 Şubat 2026 • 08:00 Sefa Mağat 234

Basın, habercilik ve gazetecilik… Kulağa her ne kadar “bağımsızlık” kelimesiyle yan yana yakıştırılsa da, dünyanın hiçbir yerinde bu kavramların tam anlamıyla bağımsız olduğu söylenemez. Teoride mümkün gibi duran bu durum, pratikte neredeyse imkânsızdır. Çünkü basın yalnızca haber üretmez; aynı zamanda algı üretir, yönlendirir ve çoğu zaman yönetir.

Halkları Yöneten Dünyayı Yönetir

Dünyada hâkimiyeti elinde tutan küresel güç odakları, farklı ülkelerdeki basın ve yayın kuruluşlarını finanse eder. Bunun temel nedeni basittir: Haber yoluyla halk yönlendirilir. Halkı yöneten, dolaylı olarak dünyayı yönetir. Bu anlayış, modern çağın en etkili silahlarından biridir.

Bu güç odakları yalnızca medyayı değil, siyasal figürleri de şekillendirir. Yönetime getirilen kişiler, belirli bir noktaya kadar desteklenir. Ancak bu kişiler zamanla güçlenip bağımsız hareket etmeye başladığında tablo değişir. Ekonomik baskılar uygulanır, medya devreye sokulur ve halk, yöneticisine karşı kışkırtılır. Ardından o kişi sahneden indirilir, yerine yeni “parlatılmış” figürler getirilir. Bu döngü, dünya genelinde defalarca yaşanmıştır.

Kitle İletişim Araçları: Modern Çağın Silahı

Geleneksel medya araçlarına son yıllarda sosyal medya da eklenmiştir. Dünya çapında kullanılan sosyal medya platformlarının büyük bir kısmı, bu küresel güç merkezlerinin doğrudan ya da dolaylı kontrolündedir. Halklar çoğu zaman neyin, neden yapıldığının farkında bile değildir.

Özgürlük, demokrasi ve insan hakları söylemleriyle sokağa çıkan kitleler, arka planda daha fakir, daha savunmasız ve daha kontrol edilebilir hale gelir. Haklarının korunduğunu zannederken, aslında haklarını kaybettiklerini fark etmezler. Kitle iletişim araçlarıyla bir millet, tabiri caizse celladına âşık edilebilir.

Görünmeyen Ama Her Yerde Olan Yapı

Karşımızda yalnızca bir medya gücü yoktur. Bankacılık ve finans sistemi, basın ve yayın organları, haberleşme altyapıları, siyaset, sanat, askerî yapı, sanatçılar, oyuncular ve şarkıcılar… Hepsi bu büyük ağın bir parçası hâline getirilmiştir. Bu yapıya karşı ayakta durmak son derece zordur.

Daha da çarpıcı olan şudur: Bu yapıya hizmet eden birçok kişi, aslında ülkesine hizmet ettiğini zanneder. Oysa küresel sistem, yerel aktörleri kullanarak ilerler. Bu nedenle bu düzene karşı çıkanların uzun süre ayakta kalması çoğu zaman mümkün olmaz.

Saddam ve Kaddafi Örnekleri: Algının Gücü

Bu duruma verilebilecek en çarpıcı örneklerden bazıları Saddam Hüseyin ve Muammer Kaddafi’dir. Saddam devrildiğinde Irak halkı, Amerikan askerlerini alkışlarla karşıladı. Demokrasi geldiği sanıldı. Oysa Irak’ın yeraltı ve yerüstü kaynakları büyük ölçüde Amerikan şirketlerine devredildi. Ülke aşiretler arasında bölündü, istikrarsızlık kalıcı hale geldi.

Kaddafi ise Libya’da petrol gelirlerinin önemli bir kısmını halkıyla paylaşan bir liderdi. Buna rağmen, küresel emperyal yapı kitle iletişim araçlarını kullanarak onu bir “diktatör” olarak sundu. Sonuçta Kaddafi, kendi halkı tarafından linç edilerek öldürüldü. Libya ise bir daha o günlerdeki refah seviyesine ulaşamadı.

Ne Yapmak Gerekir?

Bu tablo karşısında yapılması gereken şey bellidir: Uyanık olmak. Halk olarak her gelişmenin karşısında sorgulayıcı durmak gerekir. Hükümetler geçicidir, ancak devlet kalıcıdır. Devlete sahip çıkmak esastır. Yanlı bir bakış açısıyla değil; akılcı ve bilinçli bir duruşla hareket edilmelidir.

Eğer bir hükümet devlete sahip çıkıyorsa, o hükümete de sahip çıkmak gerekir. Sorunlar varsa, çözüm dışarıda değil içeride aranmalıdır. Amerika’da ya da İngiltere’de çözüm aramak, kısa vadede kolay gibi görünse de uzun vadede çok daha yıkıcı sonuçlar doğurur. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Haber Geldiğinde İlk Soru: Kime Hizmet Ediyor?

Bir haber dolaşıma sokulduğunda şu sorular mutlaka sorulmalıdır: Kaynağı nedir? Doğruluğu teyit edilmiş midir? En önemlisi, kime hizmet etmektedir? Teyit edilmemiş her bilgi, potansiyel olarak yanlıştır. Kendi göbek bağımızı kendimiz kesmediğimiz sürece, başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmaya devam ederiz.

Hiçbir Devlet Tam Bağımsız Değildir

Ne İngiltere, ne Amerika, ne de Çin… Dünyada tam anlamıyla bağımsız bir devlet yoktur. Bu devletlerin tamamı, daha büyük bir güç tarafından finanse edilir. Aynı anda finanse edilen bu ülkeler, zamanı geldiğinde birbirine karşı savaştırılır. Her iki tarafa da para ve silah sağlanır.

Bir taraf aşırı güçlendiğinde, karşısına hemen başka bir güç dikilir. Çünkü bu yapı, kimsenin mutlak güce sahip olmasını istemez. Devletler desteklenir, birbirine düşürülür ve arka planda tüm sistem yürütülür. Bazı kaynaklara göre dünya üzerindeki paranın yaklaşık yüzde 70’i bu yapının kontrolündedir. Güçleri finanse etmezlerse parayı koruyamazlar; finanse ederken de denge sağlamak için karşı gücü de desteklemek zorundadırlar. Bu ince çizgi üzerinde dünya sömürülmeye devam eder.

Bağımsız Basın Bir İdeal mi?

Tüm bu gerçekler ışığında, basının tamamen bağımsız olduğunu düşünmek oldukça zordur. Hatta bu yapıya karşı durmaya çalışan basın kuruluşları bile çoğu zaman bağımsız kalamaz. Bu yazı, bir komplo anlatısı üretmek için değil; farkındalık oluşturmak için kaleme alınmıştır. Belki çoğumuz bunları zaten biliyoruz. Ama bilmek yetmez; hatırlamak ve sorgulamak gerekir.

E-Posta
Sefa Mağat
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x