Shopping cart

Patron Koltuğu, Patronlardan haberleri, yaşama dair haberleri, teknoloji, sağlık ve bir çok kategoride haberleri size ulaştırmak için sizlere hizmet vermektedir.

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Ekonomi
  • Bakan Kacır: Ucuz İşgücü Yerine Tasarım ve Marka Gücüyle Rekabetin Ön Planda Olması Gerekiyor

Bakan Kacır: Ucuz İşgücü Yerine Tasarım ve Marka Gücüyle Rekabetin Ön Planda Olması Gerekiyor

13 Nisan 2026 • 02:25 Patron Koltuğu 1

Ekonomi dünyasının buluşma noktası olan Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15. kez kapılarını açtı. Katılımcılar arasında siyaset, iş ve akademi temsilcileri bulunurken, zirvenin ikinci günü açılışında Çelik, alüminyum, gübre ve plastik gibi öncelikli sektörlerin önümüzdeki 25 yıl içinde yeşil dönüşüm için toplamda 70 milyar avrodan fazla yatırım gerektirdiğini vurgulayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, uygun finansman olanaklarının uluslararası finans kurumlarıyla entegrasyonu öncelikli hedefler arasında saydı.

Bakan Kacır ayrıca dijital dönüşümün hızlandırılması gerektiğini belirterek, ucuz işgücüyle sanayi rekabetinin artık sürdürülebilir bir model olmadığını ifade etti. Türkiye’nin kişi başına düşen milli gelirini yaklaşık 18 bin dolar seviyesine taşıdıklarını hatırlatan Kacır, bu aşamada rekabetin verimlilik ve teknolojide yükselişle mümkün olacağını dile getirdi. İnsana odaklı yatırımlar ve altyapıya yönelik hızlı inşa sürecinin, dijital dönüşüm projeleriyle birlikte uluslararası kurumların katılımıyla finanse edilmesi gerektiğini söyledi.

“Dört sektörde ek 20 bin istihdam sağladık” ifadesiyle sektörel dinamizmi vurgulayan Bakan Kacır, yüksek teknolojiyi hedefleyen adımların yanında geleneksel sektörlere de sahip çıkıldığını belirtti. Özellikle emek maliyetlerindeki artışın istihdam yoğun sektörlerde zorluklar ortaya çıkardığını söyleyen Kacır, yeni programların devreye alındığını bildirdi. Geçen yıl tekstil-hazır giyim, deri, mobilya ve ayakkabı sektörlerindeki KOBİ ölçeğindeki firmalara destek sunuldu; 415 binden fazla istihdam korundu ve 20 bin ilave istihdam yaratıldı. Bu yıl bu desteğin büyütüldüğünü ve büyük firmalara da yönlendirme yapıldığını belirten Bakan, hedefin istihdam başına yaklaşık 3 bin 500 TL destekle bir milyonu aşan çalışanın sürdürülebilirliğini sağlamak olduğuna işaret etti.

“Taşınma ve dönüşüm politikası” kapsamında, kreatif endüstrileri ve ileri teknoloji üretimini güçlendirmek için orta Doğu Anadolu, Orta Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerine odaklı taşınmanın önemine vurgu yapıldı. Ar-Ge ve tasarım odaklı üretim, markalaşma ve yükselen katma değer hedefleriyle rekabetçilik yolunun bu bölgelerde güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Türkiye’nin bu sektörlerde tasarım, inovasyon ve marka gücünü öne çıkaran bir stratejiyle ilerlemesi gerektiğine dikkat çekildi. Sanayi sektörlerinde finansmana erişimde kolaylaştırıcı adımlar atılarak, 15 bankanın katılımıyla 100 milyar TL’lik kredi programı hayata geçirildi ve üç yıl vadeli seçeneklerle genişletilmiş finansman imkanı sunuldu.

“2026’da nükleerden faydalanmaya başlayacağız” diyen Kacır, Akkuyu’nun ikinci, üçüncü ve dördüncü fazlarının da planlandığı bir enerji yol haritası izleneceğini belirtti. 2026 yılı itibarıyla nükleer enerji kullanımına geçileceğini ve bu süreç sonrası projelerin hayata geçirilmesinin sürdürüleceğini ifade etti.

“Kur politikasında esneklik ve makro istikrar kritik” görüşünü paylaşan Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü Merkez Bankacılığı ve Finansal Piyasalar Profesörü Ali Hakan Kara, enflasyon hedeflerinde geleneksel kırılmaların artık daha esnek bir politika gerektirdiğini belirtti. Maliye politikası ve diğer politika araçlarının para politikası kadar belirleyici olduğuna işaret eden Kara, uzun vadede enflasyonun düşmesi için güvenin sağlanması ve gerçek etkilerin gözlenmesi gerektiğini vurguladı. Dolar/tl hareketlerinin kısa vadeli dalgalanmalara yol açabileceğini ifade eden Kara, turizmden sanayiye geniş bir uyum gerekliliğini ve kuru biraz rahatlatmanın gerektiğini söyledi. Ayrıca tarife kullanımıyla ilgili olarak, Danimarka eski Başbakanı Helle Thorning-Schmidt, tarifelerin giderek daha çok politik ve stratejik bir araç haline geldiğini, yüksek gümrük vergilerinin yalnızca ekonomik değil, jeopolitik baskı unsuru olarak da gündeme geldiğini belirtti. Bu durumun tarifelerin müzakere aracı olarak kullanımını örneklerle açıkladı.

E-Posta
Etiketler:
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x