Bahçeli’nin Okul Saldırıları Açıklaması: Güvenlikten Öte Mesele

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan talihsiz saldırılar, toplumun vicdanında derin izler bıraktı. Olayları sadece cezai çerçeveyle sınırlı tutmamanın gerekliliğini vurgulayan Bahçeli, meselenin çok boyutlu olduğunu ve sağduyulu bir yaklaşımla ele alınmasının şart olduğunu belirtti. Dijitalleşme çocukları yalnızlaştırıyor başlığıyla konuşmasında, artan ekran süresi ve sosyal medya kullanımı nedeniyle gençlerin ruh sağlığının tehdit altında olduğunu ifade etti. Akran zorbalığının dijital mecralarda da yaygınlaştığını söyleyerek, bu durumun çocukları sanal dünyaya hapsettiğini kaydetti. “Sorun okul kapısında çözülemez” ifadesiyle çözümün yalnızca güvenlik önlemlerine endeksli olmadığını, köklü adımların atılması gerektiğini vurguladı. Kalıcı çözümler arayışının, geçici tedbirlerin ötesine geçmesi gerektiğini belirtti. Devlet Bahçeli’nin öne çıkan düşünceleri arasında Mondros’tan günümüze uzanan işgal dalgaları ve Sevr tasavvurunun tasfiye edilmesi gerektiği görüşü yer aldı; Anadolu’nun her yerinde hissedilen kuşatma ikliminin milli iradeyi güçlendirdiğini ifade etti. “TBMM’nin açılışı emperyalizmin yönünü bozmuştur” cümlesini vurgulayarak, 23 Nisan’ın bir bayramdan öte, toplumsal acıyı siyasal bir akla dönüştürebilme iradesi olduğunu belirtti. Okullara yönelik saldırılar karşısında vicdanlarda derin yaraların oluştuğunu söyleyerek, bu durumun sadece cezai bir mesele olmadığını, çok yönlü ele alınması gerektiğini ifade etti. Çocuklar ve dijital dünya konusunda şu ifadeleriyle dikkat çekti: çocukların ekran karşısında geçen süreleri artırmakta, akran zorbalığı yalnızca fiziksel değil dijital platformlarda da büyümektedir. Çocuklar sosyal medya yitip gitmekte ifadesiyle, gençler sanal mecralarda itibar peşinde koşarken gerçek dünyadan kopabiliyorlar. Dijital mecraların masum iletişim alanı olmaktan çıktığı, etik değerlere zarar veren içeriklerin yaygınlaştığı bir tablo ortaya çıkıyor. Bu tehlikeler karşısında, çocuklar güvenli bir anlam dünyasında büyümelidir; çözüm ise sadece okul kapısında güvenlik görevlisi bulunmasıyla sınırlı değildir. Bahçeli, “Çocuk güven isteyen bir emanettir” düsturuyla hareket edilmesi gerektiğini vurguluyor. Öğretmenlik mesleğinin onurunu korumak ve aile-İl-Devlet işbirliğini güçlendirmek de öne çıkan hedefler arasındadır. Ailenin dijital farkındalık düzeyinin artırılması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, 23 Nisan’ın anlamını, toplumsal denge ve güvenlik arasındaki uyumda görüyor. “Sebepleri sonuna kadar araştırmalıdır” çağrısıyla, okul güvenliğini ve çocukların ruh sağlığını koruyacak kalıcı tedbirlerin ivedilikle hayata geçmesi gerektiğini ifade etti. Araştırma komisyonunun kurulması fikriyle istikbalimizin her durumda korunması için gereken adımların atılmasını amaçladıklarını belirtti.












