ATSO: Antalya’da Yabancı Şirket Sayısı 6 Bini Aştı; Sermaye Payı Yüzde 24’e Ulaştı

ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya’nın yalnızca turizmle sınırlı kalmayan, geniş bir ekonomik yapı ve uluslararası bir kent kimliği kazandığını vurguladı. Kentte faaliyet gösteren 6.142 yabancı sermayeli şirketin toplam sermayeye etkisinin yaklaşık yüzde 23–24 civarında olduğunu belirten Hacısüleyman, bu durumun yabancı yatırımcı ilgisini güçlendirdiğini söyledi. Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Antalya Şubesi üyeleriyle buluşan ATSO Yönetim Kurulu üyeleri, Antalya ekonomisinin mevcut durumunu, 2025 değerlendirmelerini ve 2026’ya yönelik beklentileri çeşitli yönleriyle ele aldı.
“Üretim için gerekli kaynağı 2025’te sağlayamadık” ifadesiyle değerlendirmeye başlayan Hacısüleyman, 2025’e girerken umutların daha olumlu olduğunu ancak istenen sonuçların elde edilemediğini belirtti. En önemli sorun olarak finansa erişim konusuna dikkat çekti ve faiz politikaları ile enflasyonun üretim üzerindeki baskısını işaret etti. Hacısüleyman, 2025’te üretim için gerekli finansmanı yeterince sağlayamadık diye ekledi.
Antalya ekonomisi 37 milyar dolara yaklaşan bir büyüklük; kent, ağırlıklı olarak hizmet ihracatı yapan bir yapıya sahip. Turizm gelirlerinin 2024 yılı verilerine göre yaklaşık 17 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyen Hacısüleyman, tarım ve sanayi ihracatıyla birlikte kent ekonomisinin Türkiye toplamına yaklaşık 37 milyar dolar katkı sağladığını ve Antalya’nın Türkiye’nin 6’ncı büyük ekonomisi konumuna ulaştığını ifade etti.
Vergi tahsilatında güçlü bir performans sergilendiğini anlatan Hacısüleyman, 2025 yılında Antalya’da toplam vergi tahakkukunun 177 milyar TL’yi bulduğunu ve bunun yaklaşık %80’inin tahsil edildiğini belirtti. Bu göstergenin ekonomik canlılığı kanıtlar nitelikte olduğuna vurgu yaptı.
Antalya ekonomik olarak da uluslararası bir kent ifadesiyle, ATSO kayıtlarına göre toplam 67 bin şirket bulunduğunu ve bunların 6 bin 142’sinin yabancı sermayeli olduğunu aktardı. Yabancı şirketlerin sermaye gücünün yüksek olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, şirket sayısı içindeki payları yüzde 8–9 civarında olsa da sermayedeki paylarının yüzde 23–24 seviyesinde olduğuna işaret etti. Bu durumun Antalya’yı “hem turistik hem de ekonomik olarak uluslararası bir kent” yapmaya yettiğini belirtti: Hukuki altyapı ve ticaret düzeninin işlevli olması, yabancı sermayenin ilgisini artırıyor.
2026 beklentisi: Koruma ve denge kapsamında turizmde 2024 ve 2025 verilerinin birbirine yakın seyredeceğini söyleyen Hacısüleyman, 2026’da mevcut turist sayısını korumanın gerçekçi bir hedef olduğunu ifade etti. Almanya ve Rusya menşeili turist payının toplam içindeki payının %45 civarında olması ise risk unsuru olarak görüldü.
Expo alanı ve yatırım uyarısı konularında, 2016 yılından bu yana atıl durumda olan 1 milyon metrekarelik Expo alanının kent adına mutlaka değerlendirilmeye alınması gerektiğini dile getirdi. Antalya’nın büyük ölçekli fuar ve kongre merkezine ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Ayrıca mevcut 657 bin yatak kapasitesinin yeterli olduğunu, yeni otel yatırımlarında ise temkinli olunması gerektiğini belirtti.
“Üretimi durdurmayın, ihracata yönelin” mesajını iş dünyasına ileten Hacısüleyman, üretimi sürdürmenin ve ihracatı güçlendirmenin hayati olduğuna dikkat çekti. Üretimdeki olası duraksamaların telafisinin zor olduğunu sözlerine ekledi.






