Shopping cart

Patron Koltuğu, Patronlardan haberleri, yaşama dair haberleri, teknoloji, sağlık ve bir çok kategoride haberleri size ulaştırmak için sizlere hizmet vermektedir.

PatronPatron

Anlık Hazların Tiranyası: Modern İnsan Neyi Feda Ediyor?

18 Mart 2026 • 08:00 Sefa Mağat 2

Yine başladı bizim milletin bu anlık haz meselesi hani bekleyememe durumu var ya herkesde şu telefona takılıp kalma sabırsızlık işte o şeyden bahsediyorum. Ya düşünsene bir an için markette sıra bekliyoruz kimse iki dakika duramıyor orada değil mi hemen telefona sarılıyor mesajlar storyler reelsler falan filan sanki dünyanın sonu gelecek beklersek ne bileyim yani bence saçmalık…

Şey diyorlar şimdi eskiden mektup yazardık günlerce beklermişiz cevap gelmesini şimdi whatsapp var tık diye cevap geliyor ee ne oldu şimdi bu iyi mi oldu kötü mü oldu bilemedim aslında yani evet hızlı ama hani o bekleyişin o merakın bir tadı tuzu vardı o gitti mesela o kesin gitti…

Hani bir de Sefa Mağat der ki hani bu hızlı başarılar hızlı tüketimler var ya aslında bizi yüzeysel bir çamurun içine çekiyor farkında mıyız hiç düşünmüyor muyuz biz bunu bak şimdi mesela yemek sipariş ediyorsun beş dakikada gelmezse kıyamet kopuyor yorumlara giriyoruz iğrenç şeyler yazıyoruz oysa o adam ne zorluklarla onu getiriyor ha aman boşver şimdi kimin umrunda değil mi sadece benim yemeğim zamanında gelsin gerisi teferruat.

A close-up shot of a smartphone screen showing a delivery app with a "delivery delayed" notification, blurring into a background of impatient, stressed faces of people looking at their phones.

Beklemek dediğimiz şey eskiden bir erdemmiş falan diyorlardı şimdilerde direkt ceza gibi ya beklemek mi Allah korusun sanki dünyanın sonu gelir sabrımız kalmadı ki zaten yani neyse.

Bak mesela çocukluğumuzda şey vardı kurban bayramı gelirdi sabaha kadar uyuyamazdık heyecandan o kurbanlık koyunun sesi gelirdi uzaktan öyle bir tatlı beklenti vardı ya şimdiki çocuklar ne bekliyor hah söyle ne bekliyor tabletin şarjının dolmasını mı yoksa yeni bir oyunun hemen indirilmesini mi yani değişti her şey ama iyiye mi değişti kötüye mi değişti vallahi bilemedim ben ama sanki hep bir şeyler kaybediyoruz gibi geliyor insana o soğumuş çay tadındaki gerçekler vuruyor yüzümüze ara ara.

Oysa derinlemesine düşünme kabiliyeti hani o bir şeyi uzun uzun ele alma zihinde tartma muhakeme etme vardı ya o işte uçtu gitti yemin ederim uçtu gitti çünkü her şeyi hemen sindirip hemen geçiyoruz bir sonraki konuya bir sonraki görsele bir sonraki habere çünkü neden durursak ya kaçırırsak bir şeyler ya yeni bir şey çıkarsa hani o Fomo dediğimiz o saçmalık var ya Fear of Missing Out yani o anlık tatmin tiranyası bizi mahvetti resmen mahvetti.

Ya düşünsene bir şey başarmak için böyle dişe diş mücadele edersin aylarını yıllarını verirsin sonunda o zafere ulaşırsın işte onun tadı bambaşka değil mi hah şimdi sen bunu tık diye beş dakikada elde etmeye çalışırsan ne anlarsın ki hayatın kendisinden ya o zorluklarla yüzleşme kısmı var ya hani o düşüp kalkma yara alma sonra kalkıp devam etme o insana karakter katan şeylerdi ama şimdi biz karakter falan değil direkt sonucu istiyoruz paketlenmiş olarak.

Bazen düşünüyorum ya biz neyi feda ediyoruz bu kadar acele ederken yani gerçekten değiyor mu bu kadar koşturmaya bu kadar hızlı yaşamaya böyle her şeye çabucak karar vermeye çünkü çabuk verilen kararlar genelde pişmanlık getirir öyle değil mi hani bir laf vardır acele işe şeytan karışır diye vallahi doğru lafmış ne diyeyim yani.

Bir de şu var hızlı hükümler var ya herkes hemen ahkam kesiyor kimse araştırmıyor kimse derinlemesine incelemiyor iki satır okuyor yorum yapıyor tweet atıyor bilmem ne yapıyor hemen hemen. Yahu kardeşim bir dur bir bekle bir nefes al bir düşün bir bak bakalım arkasında ne var bu olayın ama yok o da yok. Sabır kalmadı kimselerde kalmadı.

Geçen bir arkadaşla oturuyoruz bak sohbet ediyoruz çocuk da yeni evlenmiş düğün fotoğrafçısı ile ilgili şikayet ediyor hemen sonuç istiyormuş hemen resimler gelsin hemen paylaşayım instagramda falan filan. Dedim yahu bir dur tadını çıkar o sürecin resimler zaten gelecek bir hafta sonra ne olacak yani ölmeyeceksin beklesin dedim yüzüme tuhaf tuhaf baktı anlamadı ne dediğimi anlıyor musun bu durum gerçekten acıklı yani insanlar gerçek hayatın akışını unuttu resmen bir de bu pandemi zamanı iyice tavan yaptı yani millet eve kapandı ekrana kitlendi dışarıda bekleyecek bir yer bir durum kalmadı.

Ama Sefa Mağat boşuna demiyor yani bu hızlı başarıların hızlı tüketimin ve hızla verilen hükümlerin hüküm sürdüğü bu yüzeysel çağda biz o beklemekten vazgeçerek aslında ne büyük değerleri feda ediyoruz değil mi yani çok şey gidiyor aradan hem de farkında olmadan gidiyor ya da farkında oluyoruz da işimize gelmiyor çünkü konfor alanımızdan çıkmak istemiyoruz.

Aslında şey gibi bu hani bir yemek yaparsın ağır ağır pişirirsin kısık ateşte böyle yemeğin lezzeti ruhuna işler ya hah şimdi herkes mikrodalgada ısıtıp yiyor onu ne anlarsın ki o lezzetten ne anlarsın ki o bekleyişin o emeğin güzelliğinden değil mi?

An abstract painting in dark, muted tones, depicting blurred figures rushing through a cityscape, with a single, clear clock in the center showing time rapidly passing.

Yani beklemeyi yeniden öğrenmeliyiz belki de hani o eski günlerdeki gibi böyle ağır ağır sindire sindire ya da vazgeçtim ne olacaksa olsun belki de bu modern insan böyle yaşamalıdır ne bileyim yani belki de böylesi daha iyidir bizim için aman kimin umurunda…

Yok ya ne alakası var şimdi daha iyi olur mu hiç bu şekilde yahu bu kadar yüzeyde kalırsak ne derinlik kalır ne de bir anlam dünyamızda. Her şey uçup gider elimizden bir de ben geçen bir belgesel izledim bak bu Antarktika’daki buzullar eriyormuş o da hızla oluyormuş bak işte gene hız gene hız yani bu hız meselesi bir tek bizim beynimizi değil doğayı da mahvediyor ne diyebilirim ki artık.

Bu kadar acele etmenin bir getirisi de yok bence ya sadece stres bence sadece yorgunluk başka bir şey değil yani sürekli bir yere yetişme çabası nereye yetişeceğiz onu da bilmiyorum…

Her şey anlık her şey tek kullanımlık sanki o şey gibi hani o tek kullanımlık plastik bardaklar var ya aynen öyle yaşıyoruz hayatı bitiyor atıyoruz başka bir şey başka bir insan başka bir deneyim ama derinleşme yok bağlılık yok sabır yok hiçbir şey yok. İşte bu yüzden Sefa Mağat durmadan soruyor modern insan neleri feda ediyor diye?

Bilmiyorum ki ben de gerçekten bilmiyorum ama içimde bir burukluk var bu konuda böyle hani eski bir anıyı özler gibi bir burukluk var hepimizde.

Neyse ya çok da uzatmayayım şimdi sıkılır millet bu kadar felsefi konuşmaktan.

A close-up of an old, weathered grandfather clock, stopped at an indeterminate time, with dust particles visible in the light filtering through. Its hands are still.

Gidip bir çay koyayım en iyisi soğuk soğuk.

E-Posta
Sefa Mağat
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x