Altın ve Gümüşte Rekor Serisi: Piyasada Aşırı Isınmaya Dair Uyarı

Değerli metallerin rallisi bu yıl da hız kesmiyor. Geçen yılın rekorlarına rağmen altın ve gümüş fiyatları, 2026’ya güçlü bir momentumla girdi. Jeopolitik risklerin sürmesi, ABD’nin Grönland konusundaki sert duruşu ve Avrupa ülkeleriyle bu mesele üzerinde artan iletişim gerginliği, Fed’in politika adımlarında net bir gevşeme sinyali vermemesinin dolar üzerindeki baskıyı azaltacağı beklentisini güçlendiriyor. Bu durum, değerli metallere olan talebi destekliyor. Ayrıca ABD federal hükümetinin yeniden kısmen kapanma riski ve Çin’de artan talep de fiyat hareketlerini etkilemeye devam ediyor.
Ons altında yeni zirve şaşırtıcı değil Yıl başında 4.313 dolar seviyesinde olan altının ons fiyatı, bugün itibarıyla 5.111 dolara yükselerek tarihsel bir kırılım kaydetti. Altının onsu, 31 Aralık 2025 ile 26 Ocak 2026 arasındaki dönemde yatırımcısına yaklaşık %20 kazanç sağladı. Gümüş için de tablo benzer: 71,08 dolardan başlayan yıl, şu an yaklaşık %55 artışla 110,12 dolara çıktı ve tarihi zirveye yaklaşmayı sürdürdü. Altın–gümüş rasyosu, 46,5 seviyesine gerileyerek Haziran 2011’den bu yana en düşük seviyeyi gördü; bu da gümüşün altına göre daha hızlı bir değer kazancı yaşadığını gösteriyor ve arz kaygılarıyla birlikte piyasalarda ısınmış bir dönemi işaret ediyor.
Psikolojik faktörler de yükselişi etkiliyor Piyasa analisti Özgür Hatipoğlu, altının genelde piyasanın yönlendirici unsuru olduğunu vurgularken, son dönemde gümüşün öne çıktığını belirtti. Hatipoğlu’na göre ABD ve Avrupa’daki Grönland gerilimi, Kanada’nın Çin ile ticaretinde olası yüzde 100 vergi ihtimali ve İsrail–İran gerginliği gibi risk başlıkları, altın ve gümüş üzerinde baskıyı artıran faktörler arasında yer alıyor.
Yatırımcı davranışları da yükselişe yön veren önemli bir etken Hatipoğlu, yatırımcıların piyasa dinamiklerine bakmadan gümüş alması eğiliminin arttığını ifade ediyor. FOMO olarak adlandırılan bu psikolojik etkide, Çin’deki fiziksel gümüş talebi ve yatırımcıların kazanç fırsatını kaçırma endişesi belirleyici bir rol oynuyor. Ayrıca gümüşteki yükselişin altına kıyasla daha hızlı olduğu belirtildi. Analist ayrıca 5.200 dolar bölgesinin potansiyel bir konsolidasyon için makul bir hedef olduğunu belirtiyor.
Merkez bankalarının altın alımları yükselişi tetikledi; fakat son dönemde bu alımların hızında bir yavaşlama kaydediliyor. Buna karşılık Polonya Merkez Bankası’nın 150 ton daha altın alımı yapmasıyla rezervleri 700 tona ulaşması bekleniyor. Coğrafi konumu ve Rusya ile olan gerilimleri nedeniyle bu adımın yayılma ihtimali yüksek görünüyor. Ancak benzer adımların diğer merkez bankaları tarafından da atılması halinde, altının fiyatının yönünü tahmin etmek daha da güçleşebilir.










