Akaryakıt İstasyonları Şarj İstasyonuna Dönüşüyor: Geleceğin Enerji Platformları

OPET Grubu’nun enerji ve yatırım odaklı yaklaşımı, akaryakıt istasyonlarının ötesine geçerek yaşam alanlarına dönüşmesini sağlıyor. Ufuk Öztürk, Öztürk Grup Yönetim Kurulu Başkanı olarak bu süreçte iki farklı operatörün varlığına dikkat çekiyor: Ultra Şarj markasıyla Ovolt ve Koç’un Wat markası. Şarj ünitelerinin bulunduğu yaklaşık 300 istasyonda bu değişim net bir şekilde hissediliyor.
Gazete köşelerinde yer alan sözlerinde, hızlı şarj altyapısının bazı noktalar için hâlâ zorlayıcı olabileceğini belirtiyor. Otomobil sahiplerinin filo operasyonlarında ve AVM’lerde karşılaştıkları uzun bekleme süreleriyle ilgili gözlemlerini paylaşıyor; akaryakıt istasyonlarında şarj işinin giderek değer kazandığını vurguluyor.
Akaryakıt dışı gelirler için hedefler yükseliyor Öztürk, istasyonların hızla yaşam alanlarına dönüştüğünü anlatıyor. Klasik marketlerin 400-500 metrekarelik Alanlardan, taze gıdanın yer aldığı zincir marketlere doğru evrildiğini söylüyor. Fasty’nin kendi ürün grubunu raflara eklemesiyle, akaryakıt dağıtımından perakendeye geçişin bir parçası olan dönüşümün altı çiziliyor. Şu anda akaryakıt dışı gelirlerin payı yaklaşık %10 civarında iken, bu payı %30’a çıkarmayı hedefliyoruz. OPET ise dijitalleşen bir yapı olma yolunda ilerliyor; teknolojiyi iyi kullanan bir şirket olmak, bir teknoloji firması olmamakla birlikte mümkün olduğunca yenilikçi kullanılacağını vurguluyor.
İstasyonlardaki ürün fiyatlarının kendi markalarıyla dengelenmesi konusundaki görüşlerinde, bayiye fiyat dikte etmenin mümkün olmadığını, fakat kendi ürün gruplarında fiyat açısından daha esnek hareket edilebildiğini ifade ediyor. Müşteri sadakat programıyla puanların yalnız istasyonlar içinde kullanılmasının ötesine geçeceğini, fintek altyapısıyla mikro kredi imkanı da sunabileceklerini işaret ediyor.
Grupta enerjinin en büyük payı devam ediyor; yenilenebilir enerji, depolama, akaryakıt taşımacılığı ve madeni yağlar üzerinde çalışan bir yapı kurduklarını belirtiyor. Golf kulübü ve otel yönetimi gibi konularda da faaliyet gösteren Öztürk, Türkiye’deki büyüme hedeflerini yurt dışı planlarından önce yurtiçinde tutmayı hedefliyor. Yaklaşık 2 bine yakın istasyonu inşa eden grubun konsolide büyüklüğü 6 milyar dolar civarında ve çalışan sayısı yaklaşık 7 bin.
Gayrimenkul yatırımlarına istasyon inşasıyla başlayan süreç, daha sonra konut üretimiyle çeşitleniyor. Önümüzdeki dönemde yeni projelerin de yolda olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin içinde büyümeye odaklanan ve yaklaşık 2 bin istasyonu aşan bir ağ ile turizm ve konaklama alanlarında da varlık gösteren Öztürk, yurt dışı planlarını netleştirmektense iç pazarda daha güçlü adımlar atmayı amaçlıyor; Türkiye’de yapılacak çok iş var ifadesiyle kararlılığını vurguluyor.
“Politikalar doğru uygulanırsa 2027’de fark yaratırız” Enflasyonun en önemli zorluk olduğunu söyleyen Öztürk, yüksek enflasyonun raf seviyelerini etkilemesini engellemenin kolay olmadığını belirtiyor. Kur baskısının ihracatçılar için bir risk olduğuna değinen Öztürk, istikrarlı politikaların sürdürülmesi durumunda 2027’de belirgin bir fark yaratılacağını öne sürüyor. Jeopolitik riskler olmadığında petrol fiyatlarının değişimini beklemediklerini de ifade ediyor.
Kadın istihdamına özel vurgu Kadın gücü projeleriyle istasyonlarda kadın çalışan oranını yaklaşık %25’e taşıdıklarını paylaşan Öztürk, bayi eşlerini de iş hayatına kazandırmaya çalıştıklarını ekliyor ve ikinci neslin bu işi daha ileri taşıması gerektiğini belirtiyor.






