AK Parti’den İsrail’in Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkındaki paylaşımına sert tepki

AK Parti adına konuşan Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Katz’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik paylaşımlarını sert dille eleştirdi. Çelik, söz konusu paylaşımların katliam şebekesinin köşeye sıkıştığının açık bir göstergesi olduğunu belirtti ve bu ifadelerin ulusal adalet sözlerinin önünde hesap vereceğini söyledi.
Çelik, dünya genelinde iki ayrı tutumun belirginleştiğini savundu: bir yanda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yükselen “İnsanlık İttifakı”, diğer yanda Netanyahu’nun önderliğindeki Katliam Şebekesi. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in açıklamalarını da bu bağlamda insanlık ittifakını destekleyen sözler olarak nitelendirdi. Erdoğan’ın uluslararası arenada güçlü duruşunu vurgulayan Çelik, Sayın Cumhurbaşkanımızın soykırım suçlarını en net şekilde ortaya koyan dünya lideri olduğuna değindi.
Çelik paylaşımını sürdürerek: Netanyahu’nun başını çektiği bu “katliam ve soykırım şebekesi”, Cumhurbaşkanımızın İNSANLIK İTTİFAKI değerlerini her söyleminde canlı tuttuğu için büyük rahatsızlık duyuyor. Cumhurbaşkanımızın sözleri sadece bölgede değil, Afrika’dan Asya’ya kadar küresel yankılar uyandırıyor. Bugün dünyada insanlık adına referans alınacak en önemli cümleler onun ifadeleridir. Soykırım çetesinin bu agresif açıklamaları, Türkiye’nin hakikat temelli barış diplomasisine karşı verilen bir mağlubiyet itirafıdır. Netanyahu rejiminin ise dinî kavramları katliama alet eden en fanatik güçlerden biri olduğu; kullanılan propaganda yöntemleri artık geçerliliğini yitirmiştir. Cumhurbaşkanımıza yönelik bu saldırıların arkasında beş temel katman bulunmaktadir: Birincisi, Pakistan’daki barış görüşmelerini sabote etme çabası; ikincisi, Batı değerlerinin savunucusu olduğu yönündeki iddiaların çöküşü; üçüncü olarak bölgedeki Kürt kardeşlerimizi kendi siyasal planlarına alet etme girişimi; dördüncü olarak Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefinin İsrail’in kaos planlarına darbe olarak itiraf edilmesi; beşinci olarak Türkiye’yi İran ile karşı karşıya getirme çabasıdır. Bu beşinci katmanın ardından, Türkiye’nin barış iradesi ve dirayetiyle bu safsataların boşa çıktığı belirtiliyor. Soykırım şebekesinin bu paylaşımları, bölgesel çatışmaları körüklemek isteyenlerin hayal kırıklığıdır. Bu süreçte, iç siyasetteki bazı isimleri etiketleyerek savaş suçlarını iç politikaya alet etme girişimleri de eleştiriliyor. Türkiye’nin tüm yönetişim aktörleri, bu tür saldırılara karşı tek vücut olarak yanıt vermeye çağrılmaktadır; bu, milli bir sorumluluk olarak görülüyor.









