Abu Dabi’de Rusya, Ukrayna ve ABD Görüşmesi: Siyasi Dengelerin Yeni Yüzü

Birleşik Arap Emirlikleri, Ukrayna konusundaki son görüşmeleri Abu Dabi’de hayata geçiriyor. BAE Dışişleri Bakanlığı, Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki üçlü temasların başkentte başladığını duyurdu. Açıklamada, görüşmelerin bugün başladıği ve iki gün süreceği belirtildi ve bu çaba, krize siyasi çözümler üretme yönündeki süregelen diyalog girişimlerinin bir parçası olarak gösterildi.
Donbass üzerindeki farklılıklar ve güvenlik mekanizmaları konusunun masada ele alınacağı belirtilirken, barış sürecinin ilerletilmesi için zemin oluşturulması hedefleniyor. TASS ise ilk tur görüşmelerin medya ve kamuya kapalı biçimde yürütüleceğini aktardı.
Görüşmelerin kapsamı ve taraflar açısından bakıldığında, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy’nin heyet ile kısa süre içinde ön bilgi paylaşımı yaptığı ifade edildi. Yetkililere göre, ekipler arasındaki koordinasyon, hangi konuların ne şekilde ele alınacağını ve sürecin nasıl ilerleyeceğini belirleyecek. Farklı formatlar üzerinde de esneklik konuşuldu ve kararlar sahada alınacak diyalog yaklaşımlarına göre uyarlanacak.
Donbas konusunun kilit role sahip olduğu belirtilirken, Rusya ile Ukrayna arasındaki çekişmenin odak noktası olan bölgenin nüfusu ve dil yapısı nedeniyle bölgesel etki peşinde olan aktörler üzerinde etkilerinin hissedildiği ifade ediliyor. Kremlin’in açıklamaları, Putin’in talimatları doğrultusunda hareket eden askeri ve istihbarat kadrolarının süreçte yer alacağını gösteriyor. Ukrayna tarafında ise Kiev Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rustem Umerov’un liderlik edeceği belirtiliyor. ABD’yi ise Başkan Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner’in temsil edeceği kaydediliyor.
Donbas’a dair temel dinamikler incelenirken, bölgenin Rusya sınırına yakınlığı ve sanayi potansiyeli her iki ülke için kritik öneme sahip. Nüfusun önemli bir kesiminin Rus kökenli olması ve Rusça konuşulması, Rusya için bölgedeki etkisini güçlendirme gerekçesi olarak gösteriliyor. Ukrayna ise toprak bütünlüğünü savunmayı sürdürüyor ve bu durum, bölgeyi hem askeri hem de diplomatik krizlerin merkezi yapıyor.






