AB’nin 6 Büyük Ekonomisinden Ortak Hamle: Sermaye Piyasalarında Merkezi Denetim Planı

Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Polonya ve Hollanda’nın oluşturduğu altı Avrupa ekonomisi, sermaye piyasalarının tek bir merkezden yönetilmesi için ortak bir yaklaşım benimsemiş durumda. Yaygın olarak E6 olarak adlandırılan bu grup, yıllardır bekletilen Tasarruf ve Yatırım Birliği projesine ivme kazandırmak amacıyla merkezi denetimi güçlendirme yönünde kararlı adımlar atıyor.
Berlin’in uzun süren vetosu sonrası pozisyon değiştirmesiyle sağlanan uzlaşı, Avrupa finansal entegrasyonunda kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Bildiride, derinleşmiş bir ve entegre bir finansal piyasanın Avrupa’nın büyümesini tetikleyeceği ve ekonomik bağımsızlığını pekiştireceği ifade ediliyor. Denetim sorumluluğunu artırırken mali hesap verebilirliği eş güdümlü ilerletmek amacıyla, sürecin temel taşları olarak sistemik öneme sahip sınır ötesi finansal altyapıların merkezi denetime tabi tutulması öne sürülüyor.
ESMA’ya devredilecek yetkiler konusundaki taslak ise önemli bir dönüştürme niteliği taşıyor. Borsalar, takas kurumları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları gibi kilit aktörlerin denetim yetkileri Paris merkezli ESMA’ya aktarılarak, daha merkezi bir kontrol kurulumunun temelleri atılıyor. Bu adım, emsal bazı üye devletlerin uzun süreli direnişinin kırılmasıyla hayata geçirilme ihtimalini güçlendiriyor; fakat İrlanda ve Lüksemburg gibi küçük üyeler bu merkeziyetçi yaklaşımı temkinli karşılıyorlar.
E6 ülkelerinin sunduğu çerçeve, sadece denetim reformunu içermiyor; finansal piyasaların rekabetçiliğini artıracak bir dizi yapısal adımı kapsıyor. Securitizasyon piyasasının canlandırılması, dijital euro geliştirme çalışmalarının başlatılması ve şirket kuruluş süreçlerini hızlandıracak Tek Nokta Hizmeti gibi uygulamalar, Avrupa genelinde işletme süreçlerini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca, borsa işlemlerine ilişkin veri şeffaflığı yükseltilirken mevcut karmaşık düzenlemelerin sadeleştirilmesi de planlar arasında yer alıyor.
AB sermaye piyasalarının yaklaşık yüzde 95’ini temsil eden bu altı ülke, 2026 ortalarına kadar ortak bir hükümet pozisyonuna ulaşmayı hedefliyor. Yasal hayata geçiş için gerekli olan “nitelikli çoğunluk” şartı, üye ülkelerin yüzde 55’i ve toplam nüfusun yüzde 65’ini temsil eden destekle sağlanacak. Eşik olarak geçememesi halinde ise en az 9 üyenin katılımıyla güçlendirilmiş işbirliği yöntemiyle süreç sürdürülerek hedefler hayata geçirilecek.
Avrupa’nın altı büyük ekonomisi—Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Polonya ve Hollanda—bir araya gelerek sermaye piyasalarını merkezi bir yapı altında yönlendirme kararı aldı. E6 adı verilen bu grup, uzun zamandır beklenen Tasarruf ve Yatırım Birliği çalışmalarını hızlandırmak üzere merkezi denetimi destekliyor.
Almanya’nın vetosunu çekmesi, tarafların uzlaşmasını kolaylaştırdı ve bu durum, Avrupa’da finansal entegrasyonun ilerideki yol haritasını belirliyor. Bildiride belirtilen hedef, derin ve entegre bir finansal piyasanın büyümeyi tetikleyici bir unsur olmasıdır. Denetim ve mali hesap verebilirliğin birlikte yürütülmesi için sınır ötesi altyapıların merkezi denetime alınması öne çıkarılıyor.
ESMA’ya devredilecek denetim yetkileri ile borsalar, takas kuruluşları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları gibi kilit aktörlerin gözetim sorumlulukları Paris merkezli ESMA’ya aktarılacak. Bu dönüşüm, başlangıçta ulusal yetkilere sahip olan ülkelerde bazı çekincelere yol açsa da, süreçte dönüşümün önünü açtı. İrlanda ve Lüksemburg gibi küçük üyeler, Brüksel merkezli denetim anlayışına karşı temkinli duruyor.
E6’nın teklif paketinde, yalnızca denetim reformu değil; piyasanın rekabet gücünü artıracak bir dizi yapısal adım da bulunuyor. Securities piyasasının canlandırılması, dijital euro çalışmaları ve şirket kurulum süreçlerini hızlandıracak tek durak noktası ilkesinin uygulanması gibi hedefler öne çıkıyor. Aynı zamanda veri şeffaflığının artırılması ve karmaşık kuralların sadeleştirilmesi, yeni düzenlemelerin odak noktaları arasında yer alıyor.
Girişilen yol haritası, AB’nin sermaye piyasalarının yaklaşık yüzde 95’ini kapsayan ülkelerin ortak pozisyonunu 2026’nın ortalarına kadar netleştirmeyi amaçlıyor. Yasal geçiş için gereken nitelikli çoğunluğun onayı için üyelerin yüzde 55’i ile toplam nüfusun yüzde 65’ini temsil eden çoğunluk gerekliliği mevcut. Bu eşiğin aşılmaması hâlinde, en az 9 üyenin katılımıyla güçlendirilmiş işbirliği yöntemi devreye alınacak.
Birlikte hareket eden Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Polonya ve Hollanda, sermaye piyasalarının merkezi bir otorite tarafından denetlenmesini hedefleyen yaklaşımı benimsedi. Bu çerçevede, uzun süredir tartışılan Tasarruf ve Yatırım Birliği projesine hız kazandırmak amacıyla ortak bir denetim mekanizması kurulması öngörülüyor.
Almanya’nın vetoyu çekmesiyle birlikte uzlaşma zemini güçlandi ve bu adım, Avrupa dışı baskıların da etkisiyle, küresel finansal entegrasyon hedefleri doğrultusunda hareket ediyor. Bildiride, entegre bir finansal yapının büyümeyi tetikleyici bir unsur olduğuna vurgu yapılarak, sınır ötesi altyapıların merkezi denetime alınmasının önemi belirtiliyor. Denetim ve hesap verebilirliğin uyum içinde işlemesi için gerekli çerçeve ESMA odaklı bir modele kaydırılıyor.
ESMA’ya devredilecek yetkiler, borsalar, takas kurumları ve kripto varlık sağlayıcıları gibi kilit aktörlerin gözetimini kapsayacak. Bu dönüşüm, ulusal düzeyden merkezi bir düzene geçişi temsil ederken, bazı küçük üye ülkelerle tarafların temkinli duruşlarını sürdürüyorlar. İrlanda ve Lüksemburg gibi ülkeler, Brüksel merkezli denetim rejimine karşı kaygılarını ifade ediyorlar.
Planlanan tedbirler arasında, securitizasyon piyasalarının canlandırılması, dijital euro çalışmalarının başlatılması ve şirket kurulum süreçlerinin AB genelinde kolaylaştırılması için tek durak noktası sistemi kurulması yer alıyor. Ayrıca veri şeffaflığı ve düzenleyici sadeleştirme çalışmaları da uygulama kapsamına alınıyor.
Bu yaklaşım, AB’nin sermaye piyasalarının yaklaşık yüzde 95’ini kapsayan ülkelerin ortak tutumuyla 2026 ortalarına kadar netleşmesini hedefliyor. Yasal onay için gereken nitelikli çoğunluk kriteri ise üyelerin yüzde 55’i ve toplam nüfusun yüzde 65’ini temsil eden bir çoğunluk olarak belirlendi. Eşik aşılamazsa, en az 9 üyenin katılımıyla güçlendirilmiş işbirliği planı devreye alınacak.












