ABD’de İlk İran İstifası: Kritik Kurumun Başındaki Kişi Görevden Ayrıldı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyon beklentileri sürerken savaşın üçüncü haftası da Orta Doğu’da alevini koruyor. Pek çok ülke bu çatışmanın kendileri için doğrudan bir tehdit oluşturmadığını belirtirken, Washington’da koalisyon fırsatlarını tartışan liderler ve ortaklar artan bir baskı altında. Analistler, ABD ekonomisinin stagflasyon riskiyle karşı karşıya kalabileceğini ve 1970’lere dönük petrol krizine benzer bir tabloyla yüzleşilebileceğini öne sürüyor.
Washington yönetiminin İran’a karşı atacağı adımlar konusunda bölgedeki operasyonlar devam ederken, görevi bırakacağını açıklayan Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, savaş politikasına karşı geldi. Kent, mektubunda İran’ın ABD için acil bir tehdit oluşturmadığını, bu savaşı İsrail’in baskısı ve Amerikan lobisinin yönlendirdiğini savundu. Kariyeri boyunca ondan fazla savaşa katılan Kent, eşinin İsrail kaynaklı bir çatışmada hayatını kaybetmesinden de bahsetti; bu deneyim, Washington’daki karar süreçlerini anlamlandırmada önemli bir edinim olarak görülebilir.
Kent’in istifa mektubunda vurguladığı ana unsur ise Trump’ın İran politikasında geri adım atması çağrısıdır. Kent, yazdığı mektupta savaşın desteklenemez olduğunu net bir dille ifade ederken, Amerikan iç politikasında “Önce Amerika” yaklaşımının süreci nasıl etkilediğini kayda geçiriyor. Eski direktör, Irak savaşıyla kurduğu paralellikleri anımsatarak, İsrail’in benzer taktiklerle ABD’yi çatışmaya yönlendirdiğini iddia ediyor ve bu durumun binlerce Amerikan askerinin hayatına mal olabileceğini işaret ediyor. Son olarak Kent, Trump’ı İran konusundaki tutumunu yeniden gözden geçirmeye çağırıp istifa mektubunu bu çağrıyla sonlandırıyor.












