ABD Ticaret Bakanı Lutnick: Epstein İtirafı ve İstifa Çağrılarıyla Karşı Karşıya

Senatör Chris Van Hollen, ABD Kongresi önündeki oturumda Lutnick ile Epstein bağlantısına dair iddiaları gündeme taşıdı. Van Hollen, Lutnick’in Epstein ile olan temaslarının kamuoyuna yanıltıcı biçimde sunulduğunu öne sürerek, 2008-2011 arasındaki etkileşimin tek taraflı bir açıklama olmadığını belirtti. Oturumda, Epstein’in reşit olmayan bir kız çocuğu ve bir sekreterin fuhuşa teşebbüsünden mahkum edildiği dönemde dahi Lutnick ile temaslarının sürdüğünü gösteren bilgiler paylaşıldı. Van Hollen’in eleştirileri, Lutnick’in kamu göreviyle bağdaşmayan ilişkileri olduğuna işaret eden bazı tarafları, güvenilirlik konusundaki soru işaretleriyle yüzleşmeye çağırdı.
Adada öğle yemeği olayına ilişkin Lutnick’in anlatımı, Epstein ile New York’taki evine taşınmasına kadar uzanan bir tanıklık zincirini içeriyor. Lutnick, Epstein ile yakın temasın 14 yıl boyunca sadece birkaç kez gerçekleştiğini öne sürerken, buna karşılık bazı belgeler ve belgelerdeki iletişimler ilişkinin daha yoğun olduğuna dair ipuçları sunuyor. Lutnick, bu süreçte ailesiyle birlikte adada geçirdiği öğle yemeğini hatırlıyor ve bu yemeğin yalnızca kendisine özgü bir olay olmadığını belirtiyor.
İstifa çağrılarına yol açan gelişmeler bağlamında Lutnick’in dikkate alınması gereken noktalar, kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olan mesajlar içeriyor. Yetkililer, Lutnick’in Epstein ile olan ilişkisinin, görevine uygunluğunu ve güvenilirliğini sorgulatacak nitelikte olduğuna vurgu yaptı. Kamuya açık kayıtlardaki e-posta yazışmaları, Lutnick ile Epstein arasındaki randevuların ve özel adalara yapılan ziyaretlerin planlandığını gösteriyor. Lutnick ise kişisel kayıtlarını paylaşmaya istekli olduğunu ifade ederek, saklayacak bir şeyi olmadığını belirtti.
Belgelerin iş ilişkilerini ortaya koyduğunu gösteren bulgular ise AdFin Solutions ve Southern Trust Company gibi tarafların ortak bir yatırım veya proje çerçevesinde iş birliği yaptığını gösteriyor. 2012-2014 arası yazışmalar, Lutnick ile Epstein’in ortak bir reklam teknolojisi girişimi üzerinde çalıştığını ve sanat kurumlarıyla ilgili planlar üzerinde tartıştığını gösteriyor. 2017’de düzenlenen bağışlar ve 2018’deki sanat kurumu projesine ilişkin görüşmeler, bu ilişkinin uzun vadeli bir profesyonel bağlamda sürdüğünü işaret ediyor. Bu bulgular, kamu tartışmalarında Lutnick’in Epstein ile olan ilişkilerini yeniden değerlendirme ihtiyacını ortaya koyuyor.






