ABD-İsrail ile İran Arasındaki Gerilimin Ardından Sızdırılan Uydu Görüntüleri Kısıtlandı

Bir süredir çatışma bölgelerinin izlenmesinde kilit rol oynayan ticari uydu görüntülerinin, ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimlerin artmasıyla birlikte bazı bölgelerde erişilemez hâle geldiği ya da yayınlarının geciktirildiği belirtiliyor. Araştırmacıların, 6 Mart itibarıyla İncelemek istedikleri İran kıyılarının uydu görüntülerine artık ulaşamadığını ifade ettiği kaydedildi.
Planet Labs adlı ABD merkezli uydu görüntüleme şirketinin bölgede yüksek çözünürlüklü görüntülerinin paylaşımını gereğinden fazla geciktirdiği vurgulanıyor; başlangıçta dört günlük bir gecikme olarak başlayan bu durum, daha sonra iki haftaya kadar uzatıldı. Şirket, geçmişte hassas bölgelerin görüntülerini daha açık bir şekilde paylaşıyordu; ancak mevcut gerilimin artmasıyla politika değişikliğine gittiği belirtiliyor. Şirketin kamuya açık açıklamasında amaç, “şeffaflık taahhüdü ile görüntülerin düşman güçlere zarar verebilecek saldırıların planlanmasında kullanılma riskini azaltma sorumluluğu arasında bir denge kurmaktır” şeklinde ifade edildiği aktarılıyor.
Haberde, Planet Labs’ın kararını bağımsız bir tercih olarak gördüğü ve ABD yönetiminin uydu şirketleri üzerinde baskı kurduğu iddialarına da yer veriliyor. Ayrıca geçmişte ABD’nin ticari uydu görüntülerinin paylaşımına sınırlamalar getirdiği, İsrail’e ilişkin görüntülerin kısıtlamalarının yalnızca 2020 yılında kaldırıldığı ve 2023’te Gazze’den gelen görüntülerin geciktirildiği hatırlatılıyor.
Myanmar veya Ukrayna gibi bölgeleri izlemek için çalışmalarını sürdüren başka bir uydu sağlayıcısı Vantor’un, uzun süredir ABD askeri üslerine dair görüntüleri yayımlamama politikası izlediği ve 2022 sonrası bazı Ukrayna görüntülerini de kısıtladığı belirtiliyor. Öne çıkan başlıkta “Uydu geçiş sıklığı büyük önem taşır” ifadesi dikkat çekiyor. Çin menşeli Jilin-1 ve Siwei gibi firmaların sektördeki varlığı artarken, Fransa ve Almanya’nın ortak hisselerine sahip olduğu Airbus’ın kendi gözlem uydularını işletmesi de vurgulanıyor.
Raporda ayrıca araştırmacıların ve gazetecilerin gelişmelerden haberdar olabilmesi için uydu geçiş sıklığının kritik düzeyde önemli olduğuna değiniliyor. Gerçek uydu görüntülerinin gecikmesi veya engellenmesi, yapay zekâyla üretilmiş sahte görüntülerin yayılma riskini yükseltebileceği için çatışmalarda sivil kayıpların ve saldırıların bağımsız doğrulanmasının da güçleşebileceği ifade ediliyor.
“Uzun soluklu bir savaşa kimsenin hazırlıklı olmadığını” söylemiyle Middlebury Institute of International Studies’tan Jeffrey Lewis, uydu görüntülerinin hem hasar tespiti hem de hedef belirleme süreçlerinde kullanılabildiğini belirtiyor. Görüntü kalitesi ve miktarının son yıllarda önemli ölçüde arttığını söyleyen Lewis, “Operasyonlar haftalarca hatta aylarca sürse bile 24 veya 48 saatlik gecikmenin yetersiz kalacağı” bir durumun uzun süreli çatışmalarda hiç kimse için hazırlıklı olmadığını ifade ediyor. Ayrıca araştırmacılar, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın artık yerinde denetim gerçekleştirmediği bölgelerde İran’ın nükleer tesislerini izlemenin daha zor hâle geldiğini aktarıyorlar.






