Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Dünya
  • ABD Dışişleri Bakanı Castron’un Torunu ile Gizli Görüşme İddiası

ABD Dışişleri Bakanı Castron’un Torunu ile Gizli Görüşme İddiası

19 Şubat 2026 • 04:42 Patron Koltuğu 60

ABD ambargosu nedeniyle Küba’da yakıt sorunu derinleşirken metruk çöplerin toplanması da aksıyor. Havana’da çöpler birikmeye devam ederken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Raul Guillermo Rodriguez Castro arasındaki görünmez temasların eskisiyle aynı olmayan bir nitelik taşıdığı öne sürülüyor. Axios’un güvenilir kaynaklara dayandırdığı haber, bu temasların müzakere değil, daha çok geleceğe dönük görüşmeler olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Haberde, bu temasların oldukça dostane geçtiği ve ABD’nin Küba yönetimini değiştirme yönündeki tutumunun sürdüğü ifade ediliyor; ancak sürecin sonucunu bu yılın başında Trump dönemi belirleyecekmiş gibi bir izlenim de yaratılıyor. Rubio’nun mevcut devlet başkanı Miguel Díaz-Canel veya diğer üst düzey yetkililerle temas kurmadığı belirtiliyor ve Raul Castro’nun ülkedeki gerçek karar vericisi olarak görüldüğü iddia ediliyor. Trump’ın Küba ile temas kurulduğunu açıklamasıyla birlikte, görüşmelerin Dışişleri Bakanı Rubio aracılığıyla yürütüldüğü savunuluyor ve Küba’nın petrol sağlayıcılarına yönelik yaptırımlar yeniden gündeme geliyor.

Ambargo konusunun ağırlaşması, ABD Başkanı ile Meksika Cumhurbaşkanı arasında yakın zamanda yapılan telefon görüşmesinin sonuçlarını da etkiledi. 30 Ocak’ta yapılan görüşmede, sınır güvenliği ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi konular ele alındı ve bu kapsamda petrol ile ilgili kararlar için yeni adımlar atılması yönünde talimat verildi. 1 Şubat’ta petrol tedarikinin düzenlenmesi yönündeki çalışmaların başlatıldığı bildirildi; Küba ise bu iddiaları reddetti.

6 Şubat’ta Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, petrol akışına yönelik kısıtlamalara karşı güçlü bir tepki gösterdi: “Büyük güçlerin küçük bir ülkeye karşı bu kadar agresif ve insanlık dışı bir politika benimsemesi kesinlikle kınanmalıdır. Direnmezsek ne olur, teslim mi oluruz?” diye konuştu.

Yakıt bulunamadığı için Küba’da günlük hayatta sıkıntılar artıyor; özellikle çöp toplama hizmetleri durma noktasına geliyor. Havana’daki çöpler birikmeye devam ederken, Amerikan kaynaklı bazı haberler Rubio ile Raul Guillermo Rodriguez Castro arasındaki temasları gündeme taşıyor. Bu temasların, resmi müzakerelerden ziyade geleceğe dönük, karşılıklı anlayış çerçevesinde yürütülen sohbetler olarak tanımlandığı belirtiliyor. Haberin kaynağı, bu temasların arkadaşça geçtiğini ve şu an için ABD’nin Küba’da rejimin değişmesi gereğini savunduğunu öne sürüyor. Ayrıca Rubio’nun Diaz-Canel veya diğer yüksek düzey yöneticilerle görüşmediği ve Raul Castro’nun ülkedeki gerçek karar vereni olduğu yönündeki iddialar da sürüyor. Trump yönetiminin Küba politikalarını yönlendirecek gibi görünen bu temasların sonucunu belirleme gücüne sahip olduğu belirtildi.

30 Ocak’ta ABD-Meksika liderleri arasında yapılan telefon görüşmesinde sınır güvenliği ve uyuşturucu kaçakçılığı konuları konuşuldu ve petrol ticaretine ilişkin yeni önlemler için adımlar atıldığı ifade edildi. 1 Şubat’ta Küba ile petrol tedarikinin düzenlenmesi yönünde çalışmaların başlatıldığına dair açıklamalar geldi; Küba ise bu iddiaları reddetti.

6 Şubat’ta Díaz-Canel, ABD’nin Küba’ya yönelik petrol ambargosunu eleştirerek: “Bir büyük gücün küçük bir ülkeye karşı böyle bir politikayı benimsemesi kınanmalı,” sözleriyle tepki gösterdi. Direnilmesi halinde sonuçların nasıl olacağı konusunda kaygı dile getirildi.

Ambargo nedeniyle Küba’da yakıt sıkıntısı büyüyor; şehir çöplerinin toplanamaması, günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Havana’da bu durum, uluslararası medya tarafından yakından izleniyor ve bazı haberler Rubio ile Raul Castro’nun dolaylı temaslarını öne çıkarıyor. Haberlere göre bu görüşmeler, resmi müzakerelerden ziyade geleceğe dönük sohbetler olarak nitelendiriliyor ve ABD’nin Küba hükümetini değiştirme yönündeki baskısını koruduğu ileri sürülüyor. Rubio’nun Diaz-Canel ile temas kurmadığı ve Raul Castro’nun “gerçek karar verici” olarak görüldüğü iddiaları da gündemde kalmaya devam ediyor. Trump yönetiminin politikalarını belirleyen ana aktörlerden biri olarak bu temasların işlevselliği tartışılıyor.

30 Ocak’ta gerçekleştirilen telefon görüşmesinde sınır güvenliği ve uyuşturucu kaçakçılığı konuları ele alındı; petrol alımlarına ilişkin yeni kararların uygulanabilirliği üzerinde duruldu. 1 Şubat’ta petrol tedarikinin düzenlenmesi yönünde adımlar atıldığını açıklayan ABD tarafı, Küba’nın bu iddiaları reddettiğini ifade etti. 6 Şubat’ta Díaz-Canel, ABD’nin Küba’ya yönelik petrol ambargosunu eleştirerek, bu tür politikaların baskı ve boğma amacı taşıdığını belirtti ve direnişin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

E-Posta
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x