Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Gazze’de Soğuktan 23’ü Çocuk 24 Kişi Hayatını Kaybetti, İnsanlık Öldü

17 Ocak 2026 • 08:00 Sefa Mağat 2
gazze

Amerika, Katar ve Türkiye’nin girişimleriyle Gazze’de bir ateşkes ilan edildiği açıklandı. Kâğıt üzerinde ateşkes var. Açıklamalarda ateşkes var. Diplomatik cümlelerde ateşkes var.
Ama Gazze’de hâlâ bombalar yağıyor.

Eğer bir yerde bombalar düşüyorsa, çocuklar ölüyorsa, insanlar çadırlarda sular içinde uyanıyorsa; orada ateşkes yoktur. Orada sadece dünyanın kendini kandırma hali vardır.

Soğuktan Ölen Çocuklar: Sayı Değil, Hayat

Gazze’de şimdiye kadar 23’ü çocuk olmak üzere 24 kişi soğuktan hayatını kaybetti.
Bu cümleyi bir kez daha okuyun.

Bunlar istatistik değil. Bunlar “yan hasar” değil.
Bunlar bizim evimizdeki çocuklardan hiçbir farkı olmayan çocuklar.

Isınacak sobası olmayan, battaniyesi olmayan, ayakkabısı olmayan çocuklar…
Gece çadırlarının içine dolan yağmur suyuyla uyanan bebekler…
Açlıkla, hastalıkla ve soğukla aynı anda mücadele eden aileler…

Ve biz hâlâ “ama” diye başlayan cümleler kuruyoruz.

Netanyahu Hükümeti ve Yıldırma Politikası

İsrail hükümeti, özellikle Netanyahu yönetimi, Gazze’de askeri değil psikolojik bir savaş yürütüyor.
Amaç yalnızca hedef vurmak değil; bir halkı yıldırmak, bezdirmek, umutsuzluğa sürüklemek.

Evini kaybeden insan evsizdir.
Ama umudunu kaybeden insan teslim alınmıştır.

Bombalar bunun için yağıyor.
Elektrik bunun için kesiliyor.
Su bunun için yok.
İlaç bunun için yok.

Bu bir güvenlik politikası değil, bu toplu cezalandırmadır.

Dünya Nerede? Birleşmiş Milletler Nerede?

Soruyorum:
Birleşmiş Milletler nerede?
UNICEF nerede?
İnsan hakları savunucuları nerede?

Her açıklamanın sonunda “endişeliyiz” demek, çocukları ısıtmıyor.
Her rapor, bir bebeğin donarak ölmesini engellemiyor.

Eğer bu kurumlar, dünyanın en açık insani krizlerinden birinde seyirci kalıyorsa, o zaman şu soruyu sormak zorundayız:
Bu kurumlar kimin için var?

Sanatçılar, Kanaat Önderleri, Sessizlik Neden?

Daha acı bir soru var:
Sanatçılar nerede?
Kanaat önderleri nerede?
Milyonlara hitap eden, tek bir cümlesi gündem olan insanlar neden bu kadar sessiz?

Aynı günlerde İran’da protestolar oldu.
İran rejiminin sert müdahaleleri karşısında tüm dünyadan destek açıklamaları geldi.
Sosyal medyada paylaşımlar yapıldı, sahnelerden mesajlar verildi.

Çok güzel.
İran’daki haksızlığa karşı durmak elbette doğru.

Ama soruyorum:
Gazze’de soğuktan ve açlıktan ölen bebekler daha mı az insan?

Güce Karşı Sessizlik, Güçlüye Yakınlık mı?

Gerçek şu ki, insanlar çoğu zaman haklıdan değil güçlüden yana duruyor.
Çünkü güçlü korkutuyor.
Çünkü güçlü cezalandırıyor.
Çünkü güçlü fonluyor.

Bir ihtimal, insanlar ses çıkarmıyor çünkü korkuyorlar.
İkinci ihtimal, daha da acı:
Zaten gücün fonladığı, gücün koruduğu bir sistemin parçası oldukları için konuşmaları yasak.

Hangisi olursa olsun sonuç değişmiyor:
Sessizlik suça ortaklıktır.

Bugün Gazze, Yarın Kim?

Bugün Gazze için susanlar,
yarın aynı güç onları ezdiğinde de yalnız kalacaklarını fark etmiyorlar mı.

Çünkü o gün geldiğinde, başkaları da aynı cümleyi kuracak:
“Beni ilgilendirmiyor.”

İnsanlık böyle kaybolur.
Adım adım.
Sessiz sessiz.

Haklının Güçlü Olduğu Bir Dünya Mümkün

Eğer insanlık, haklının güçlü olduğu bir dünyaya “merhaba” demezse,
güçlünün haklı olduğu bu düzene “elveda” demeye mahkûmdur.

Gazze’yi daha çok konuşmalıyız.
Daha yüksek sesle konuşmalıyız.
Rahatsız etmeliyiz.
Unutturmamalıyız.

Çünkü bugün susarsak, yarın konuşacak bir vicdanımız kalmayacak.

E-Posta
Sefa Mağat

İlgili İçerikler