Leblebici’nin Vizyonu: Türkiye’nin Dönüşüm Şafağında Strateji ve Altyapı

TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici, Türkiye ekonomisinin 1980’lerde olduğu gibi köklü bir dönüşüm sürecinin eşiğinde bulunduğunu belirtiyor. Gelecek için odak noktalarının verimlilik olduğunu vurguluyor: “Ülke olarak gidişatımız artık verimlilik üzerine kurulmalı. Şafağındayız ve iki blok bu değişime önemli ölçüde hazırlanmış durumda: Amerika ve Çin.” Leblebici, rekabet gücünü artırmanın yolu olarak üretimde çeşitlilik ve teknoloji odaklı yatırımlara dikkat çekiyor. Başarı için yalnızca iç pazara yönelmek yerine globalleşme hedefiyle hareket etmemiz gerektiğini dile getiriyor. “Her yerde üretim yapacağız, global pazarda payımızı büyüteceğiz. Yumurtaları tek sepete koymamak gibi üretimde de geniş odaklı olmak şart.” şeklinde konuştu.

Gelen değişimi yorumlarken geçmişe vurgu yapan Leblebici, Türkiye’nin 1980’lerdeki ihracat odaklı kalkınma sürecini hatırlatıyor. Şu anda ise vizyonu master plan kapsamında belirlemenin önemine işaret ediyor: “Bu vizyon hangi alanları kapsayacak? Hangi sektörler öncelikli olacak? Nasıl üretim yapılacak?” diyerek uzun vadeli hedefler için stratejik kararların gerekliliğini vurguluyor. Özellikle inşaat gibi deprem kuşağına bağlı sektörlerde yenilenme ihtiyacını ve teknolojik dönüşümle sektörel çeşitliliğin sağlanması gereğini vurguluyor. Leblebici ayrıca Türkiye’nin vizyonunu yeniden kurgulayarak yatırım ve regülasyon alanlarında net bir yol haritası oluşmasının önemine değiniyor.
Türkiye’de yabancı yatırım akışını artırıcı adımların da bu yeni vizyonla uyumlu olması gerektiğini belirten Leblebici, verimli ve ileri teknolojili üretim yapan Türk şirketlerinin avantajlı konumda olduğunu ifade ediyor. Ancak basit teknolojileri taşıyacak yabancı şirketlerin son dönemde rekabet etmekte zorlanacağını, yüksek teknolojili yatırımlar ve ortak değerlerle gelmeleri gerektiğini belirtiyor. “Yabancı sermaye için uygun mekanizmalar kurulursa, Türkiye’ye daha hızlı yönlenirler” diyor.
Yatırım ihtiyacının geri geldiğini söyleyen Leblebici, 2025’i yatırım açısından etkileyici bir yıl olarak görüyor. Önceki dönemde reel faizlerin baskı yaptığı bir ortamda birçok yatırım ertelense de, şimdi istikrarlı bir dönüş söz konusu. Eski yatırımların yenilenmesi ve yeni alanlara yönelim gerekliliği üzerinde duruyor. Kredilerde sorun olmadığını, doğru projelerle bankaların destek sağlayabileceğini vurguluyor.

MB’nin rehberliği Leblebici, Merkez Bankası’nın öngörülebilir ve kararlı adımlarının 2025’te olduğu kadar 2026’da da kritik rol oynayacağını ifade ediyor. Enflasyon hedefi ve politika dönüşümleri için MB’nin rehberliğine uyumun yatırım kararlarında belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Enflasyon trendinin baskılanması için MB’nin gerekli adımları atacağını öngörüyor.

Küresel görünüm ve enerji maliyetleri için bazı temel başlıklar öne çıkıyor: ABD-yerel kararların sınırlı etkisi, Japonya’nın 30 yıl sonra ilk kez faizleri artırma süreci ve Avrupa’da harcama kapasitesindeki potansiyel artış. Leblebici, enerji maliyetlerinin düşüşe geçmesiyle Türk ekonomisine olumlu yansımaların olabileceğini belirterek, petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların bütçeye etkisini izlemeye devam edeceklerini söylüyor.
“Fit” bir banka olmak hedefiyle hareket eden TEB, 2024’te pazar payı kazanırken 2025’te regülasyonların etkisiyle konvansiyonel alanda dengeleri koruyor. Banka olarak hizmet kalitesinde uzmanlaşmayı ve yatırım ürünlerinde güçlü konumunu sürdürmeyi amaçlıyor. KOBİ’leri destekleyerek disiplinli büyümeyi hedefleyen Leblebici, yapay zeka yatırımlarını da bu kapsamda hızlandırdıklarını belirtiyor.
Bankacılık sektörünün kaldıraç kapasitesi konusunda ise özkaynak getirilerinin negatif olduğuna dikkat çekiyor. Bu durumun yatırım ve aktarma mekanizmalarını etkilediğini söyleyen Leblebici, 2025’ten itibaren kârlılıkta toparlanmayı ve 2026’da daha canlı bir tablo öngörmeyi umuyor. Rekabetin yükselen uzmanlık alanlarında yaşanacağını ve bu alanlarda fark yaratmanın önemli olduğunu belirtiyor; dış ticaret, yatırım ürünleri ve özel bankacılık gibi alanlarda TEB’nin güçlü yönlerini sürdüreceğini ifade ediyor.
AI yatırımları hakkında da konuşan Leblebici, yapay zeka yatırımlarının operasyonel verimliliğe ve müşteri deneyimine dönüş yapacağını, bazı yatırımların ise iç verimlilik için kalacağını belirtiyor. Veriden yararlanmanın, bankacılıkta rekabeti belirleyen unsurlardan biri olduğunu vurguluyor.












