Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Sağlık
  • Türkiye’de Organ Nakli: Artan İhtiyaç ve Bağış Süreçlerindeki Yenilikler

Türkiye’de Organ Nakli: Artan İhtiyaç ve Bağış Süreçlerindeki Yenilikler

14 Ocak 2026 • 12:12 Patron Koltuğu 6

Güncel duruma bakıldığında, organ nakline olan talep, son dönemde toplum sağlığını ilgilendiren önemli bir konu olarak ön plana çıkıyor. Özellikle obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi metabolik durumların artmasıyla birlikte, organ yetersizliği daha erken yaşlarda da görülebilir hâle geliyor.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Organ Nakli Uzmanı Onur Yaprak, bağışın yalnızca bireysel bir sorumluluk olmayıp toplumsal bir yükümlülük olduğuna dikkat çekiyor. Güncel süreçte bağış için elektronik sistemler devreye alınmış durumda ve bu adımlar, hastaların başvurularını kolaylaştırıyor. Yaprak, “2025 yönetmeliğiyle bağış süreci daha erişilebilir hâle getirildi. Eskiden bağış için iki şahidin bulunması gerekiyordu; şimdi e-Nabız üzerinden de bağış kaydı yapılabiliyor.” ifadelerini paylaşıyor. Ancak bu süreç, organların mutlaka alınacağı anlamına gelmez; beyin ölümü gerçekleştiğinde ve ailenin onayı alındığında organlar değerlendiriliyor.

Beyin ölümü kavramı toplumda sıkça yanlış anlaşılıyor. Prof. Dr. Yaprak, beyin ölümünün nasıl gerçekleştiğini anlatarak süreci sadeleştirdi: “Beyin ölümü, kalp krizi, kafa içi basınçla ilişkili hastalıklar ya da oksijensiz kalma gibi durumlar sonucunda ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda hasta yoğun bakımda yaşam destek cihazlarına bağlı olabilir; bu esnada organlar hâlâ kanlanır ve çalışır. Bağış, bu noktada ailenin onayıyla yapılır ve bu, bir cenazeden organ alınması değildir.”

Metabolik sendrom olarak adlandırılan diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması ve obezite gibi hastalıklar da organlarımızı erken yıpratır ve bu da nakil ihtiyacını artırır. Organ bağışının hayati önemi bu nedenle giderek daha da belirginleşiyor.

Hangi organlar kimlerden alınabilir? Organ bağışında farklı modeller bulunuyor; bazı organlar yalnızca beyin ölümü sonrası bağışla elde edilebiliyor. Örneğin kalp ve akciğer nakilleri beyin ölümü gerçekleşmiş bağışçılardan yapılabilirken, böbrek ve karaciğer nakilleri canlı vericilerden de mümkün olabiliyor. Karaciğer kendini yenileyebilme özelliğine sahip olduğu için iki böbrek ile yaşam sürdürmek mümkün ve bu kapsamda bebeklerden 75 yaşına kadar bağış uygulamaları gerçekleştiriliyor. Bebeklerde doğuştan gelen safra yolu hastalıkları, çocuklarda metabolik hastalıklar, erişkinlerde ise hepatit B/C, karaciğer yağlanması, otoimmün hastalıklar ve bazı kanser türleri nakil ihtiyacını tetikleyebiliyor.

Bağış oranları hâlâ ihtiyaçların gerisinde olan Türkiye’de, kronik hastalıkların artmasıyla her yıl daha fazla insanın organ nakline ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor. Kamuoyu farkındalığı ve bağış süreçlerindeki kolaylık, bu alandaki kilit unsurlar olarak öne çıkıyor.

E-Posta
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

İlgili İçerikler