Kakao Fiyatlarında Yeni Yıla Yükselen Baskı ve Beklenen Üretim Artışı Analizi

Kakao fiyatları, geçen yılın keskin düşüşünü yeni yıla taşıyarak, yılın ilk 12 gününde %10’un üzerinde geriledi ve ton başına 5.443 dolara kadar indi. Piyasa, jeopolitik gerginliklerle başlayan yıl içinde tarım sektörü tarafında da iklim koşullarının etkisini sürdürdüğünü gösteriyor.
Geçen yıl 6.065 dolar olan ton başına endeks, 2025 yılında Batı Afrika’daki kuraklığın etkisinin azalması ve üretimdeki artışla uluslararası piyasalarda en hızlı yıllık düşüşü kaydetmiştir. Önceki yılın sonunda dünyadaki önde gelen çikolata ve kakao üreticileri, kakao ürünleri satışlarında düşüş beklerken, ABD’nin kakao ürünlerine yönelik tarifeleri kaldıracağına dair planı da satış baskısına katkıda bulundu.
Kakao yeni yıla da satış baskısıyla girdi Geçen yıl görülen satış baskısı, yeni yılda da sürüyor. Yıla 6.065 dolardan başlayan ton başına fiyat, bu yılın ilk 12 gününde yaklaşık %10,3 düşüşle 5.443 dolara geriledi. Bu yıl Batı Afrika’da tarımsal verimliliği artıran hava koşulları, kakao fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Fildişi Sahili ve Gana’da şubat-mart aylarında hasadın artması ve çiftçilerin geçen yıla kıyasla daha yüksek üretim yapması bekleniyor. Ancak talebin zayıf seyretmesi, kakao piyasasının yönünü aşağı yönlü tutmaya devam ediyor. Çiftçiler, özellikle beklenen yağışlar sonrası kakao kalitesinde artış öngörüyorlar. Avrupa kakao işleme verilerinin de talebin zayıf kalmaya devam ettiğini göstermesi bekleniyor.
Hasat sezonlarının fazla ürün getirmesi bekleniyor Rabobank Emtia Analisti Oran van Dort, kakao piyasasındaki genel görüşün, cuma günkü sert düşüşün temel faktörlerden çok teknik etkenlerden kaynaklandığı yönünde olduğunu ifade ediyor. Fiyatlar yükseldiğinde ihracatçılar ve spekülatörler bu yükselişten faydalanıp satışa yönelmişler; aşağı yönlü ivme güçlendikçe kısa vadeli uzun pozisyonlar kapatılarak düşüş hız kazanmıştır. Dort, şu değerlendirmelerde bulundu: bu düşüşün büyük bir kısmı kakao piyasasının artan oynaklığına bağlıdır ve azalan likiditeyle ilişkilidir. Global stoklar azalmaya devam ettikçe ve piyasadaki açık pozisyonlar düşük kaldıkça bu eğilimin sürmesi bekleniyor. Ayrıca yüksek teminat gereksinimleri bu düşüşe katkıda bulunmaktadır.
Gelecek hasat sezonlarının fazla ürün getirme olasılığı nedeniyle, fiyatların büyük ölçüde aşağı yönlü hareket etme ihtimali bulunduğu; bununla birlikte mevcut oynaklık göz önüne alındığında hem daha fazla düşüş hem de potansiyel bir toparlanma ihtimali dengede kalıyor. Dolayısıyla uzun vadeli düşüş görüşümüz korunuyor ve mevcut hareketler bu öngörüyle uyumlu olarak değerlendiriliyor.










