Bir Toplumda Ne Alınırsa, O Satılır

Bir toplumda ne izleniyor, ne dinleniyor ve ne alkışlanıyorsa; üretilen içerikler de doğrudan bu tercihlere göre şekillenir. Bu gerçeği görmezden gelerek sorumluluğu yalnızca yapımcılara, senaristlere, şarkıcılara ya da oyunculara yüklemek kolaycı bir yaklaşımdır. Çünkü değişmeyen temel bir kural vardır: Talep varsa arz olur.
Toplumun Talebi, İçeriğin Yönünü Belirler
Türkiye’de dizilere bakıldığında çarpık ilişkiler, mafyatik karakterler, yasak aşklar ve gayrimeşru işler ön plana çıkmaktadır. Çalışmadan zengin olan, güç ve şiddetle ayakta kalan karakterler sıkça işlenmektedir. Filmler çoğu zaman vurma, kırma ve dövme üzerine kuruludur. Şarkı sözlerinde ise müstehcenlik ve yozlaşma giderek sıradanlaşmaktadır.
Peki bu içerikler neden üretiliyor?
Çünkü izleniyor, dinleniyor ve toplumdan karşılık buluyor.
Talep Görmeyen İçerik Yaşamaz
Şunu açıkça ifade etmek gerekir:
Hiç kimse toplumdan karşılık görmeyecek bir işi yapmak istemez. Yapımcılar, şarkıcılar ve içerik üreticileri izlenmek, tanınmak ve para kazanmak ister. Eğer bir içerik talep görüyorsa, o içerik artar. İlgi görmeyen içerikler ise zamanla ortadan kaybolur.
Bu durum yalnızca televizyon ve müzikle sınırlı değildir. Haber sitelerinde de benzer bir tablo vardır. Magazin, sansasyon, şiddet ve yozlaşma içeren haberler daha çok okunuyorsa; bu tarz içeriklerin çoğalması kaçınılmaz hâle gelir.

İzlenen İçerikler Toplumu Şekillendirir mi?
Elbette dizilerin, filmlerin ve şarkıların insanlar üzerinde etkisi vardır. Ancak asıl mesele, insanların bu etki alanına girmeyi tercih etmesidir. Toplum olarak neyi izliyor, neyi paylaşıyor ve neyi tıklıyorsak; içerik üretimi de o yönde artmaktadır.
Sonuçlara bakıldığında bu durum açıkça görülmektedir. Talep devam ettiği sürece, bu talebi karşılayacak kişiler mutlaka olacaktır.
Talep Değişirse Üretim de Değişir
Şundan emin olabiliriz:
Eğer bilimsel, kültürel ve nitelikli içerikler toplumda gerçek anlamda karşılık bulsa, bugün yalnızca para ve ün peşinde olan yapılar yönlerini hızla değiştirir. Çünkü çoğu için mesele “ne üretildiği” değil, ne satıldığıdır.
Talep bilimden, sanattan ve kültürden yana olursa; üretim de aynı yöne evrilir.
Sorumluluk Yalnızca Üreticide Değil
Bu noktada eleştirilecek olan yalnızca yapımcılar ya da sanatçılar değildir. Toplum olarak bizlerin de aynaya bakması gerekir. Bir yerde bir şeye talep varsa, o talebi karşılayacak birilerinin mutlaka çıkacağını unutmamak gerekir.
Değişim Talep ile Başlar
Bir toplumda ne alınırsa, ne izlenirse ve ne dinlenirse; satılan ve üretilen de odur. Değişimi yalnızca başkalarından beklemek gerçekçi değildir. Talep değişmediği sürece, sonuçların değişmesini beklemek de mümkün değildir.






