Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Finans
  • BIST Katılım Endeksleri: Performans, Kriterler ve Yatırımcı İlgi Dinamikleri

BIST Katılım Endeksleri: Performans, Kriterler ve Yatırımcı İlgi Dinamikleri

12 Ocak 2026 • 01:00 Patron Koltuğu 12

12 Kasım 2021’den itibaren Borsa İstanbul’da kullanıcılar için BIST Katılım 30, BIST Katılım 50, BIST Katılım 100, BIST Katılım Tüm ve BIST Sürdürülebilirlik Katılım endeksleri yatırım fırsatı sunuyor. Katılım finansının standartlarını karşılayan şirketler BIST Katılım Tüm Endeksi’nde toplanırken, bu endeksler arasındaki teknik hesaplar en yüksek işlem hacmi ve piyasa değeriyle fiili dolaşımdaki payların paylaşıldığı konumlarda belirleniyor. Geçen yıl BIST Katılım 100 endeksi, yatırımcısına reel getiriyi yaklaşık %35 düzeyinde sunarken, BIST Katılım 50 ve 30 endeksleri sırasıyla %31,9 ve %25,9 artış kaydetti. Ayrıca BIST Katılım Tüm ve BIST Sürdürülebilirlik Katılım endeksleri de sırasıyla %35,1 ve %20,4 yükselişler gösterdi.

İslami finans prensiplerine uygun hisselerden oluşuyor Katılım Emeklilik Fon Operasyonları, Varlık Yönetimi ve Ekonomik Araştırmalar Direktörü Fatih İlker Yiğit, endekslerin sadece getiriden ibaret olmadığını, varlığa ve reel ekonomiye dayalı bir yatırım yaklaşımının nasıl işlediğini ortaya koyduğunu söyledi. Yiğit’e göre BIST Katılım 100 Endeksi’nin geçen yıl yaklaşık %35’lik yükselişi, özellikle enflasyonun yüksek olduğu dönemde yatırımcılar için dikkat çekici bir sonuç olarak öne çıktı. Endeksteki şirketlerin büyük bir kısmının reel üretim ve ticaret odaklı faaliyet göstermesi, katılım finans prensiplerinin piyasa performansını güçlendiren önemli bir unsur olarak vurgulanıyor.

Endeksin içeriğini oluşturan şirketler, faizsiz finans kriterlerine uygunluklarıyla öne çıkıyor; faaliyet gelirlerinde faizli olmayan kaynaklar ve aşırı borçluluğun sınırlandırılması endeksin kapsadığı firmaları belirleyen kilit kriterler arasında. Ayrıca savunma sanayisi, perakende ticaret, temel mal üretimi, enerji ve kimya gibi reel sektörlerin üst sıralarda olması, endekste yer alan şirketlerin nakit akışları, fiyatlama gücü ve karlılık artışları açısından güçlü bir profil sergilediğini gösteriyor. Artan ilginin de etkisiyle katılım endekslerine yönelişin giderek daha belirgin hale geldiği belirtiliyor.

“Son yıllarda ilgi belirgin şekilde arttı” Yiğit, Borsa İstanbul ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Danışma Kurulu’nun belirlediği kriterlere göre şirketlerin seçildiğini hatırlatıyor: borçluluk oranı faizli borç üzerinden piyasa değerinin %33’ünü geçmemeli, faiz getirili nakit ve menkul kıymetlerin oranı %33’ün altında kalmalı ve helal olmayan faaliyet gelirleri toplam gelirin %5’ini aşmamalı. Endeks dışı bırakılan sektörler arasında alkol, kumar, tütün, domuz ürünleri ve faizli finansman yer alıyor; dolayısıyla katılım endeksi, borçluluğu sınırlı, reel üretim ve ticarete dayalı, etik standartlara uygun şirketlerden oluşuyor.

Yiğit, son dönemde katılım finans ekosistemine olan ilginin belirgin biçimde arttığını belirterek iki ana yatırımcı grubunun bu alanda aynı anda hareket ettiğini belirtti: biri faizsiz finans ilkelerine duyarlı yatırımcılar, diğeri ise getiri ve risk dengesine odaklanan geleneksel yatırımcılar. İlk grup, tasarruflarını bu çerçevede yönlendirmek isterken, ikinci grup getiriyi cazip gördükçe katılım hisselerine yöneliyor.

“Katılım endeksinde pozitif ayrışma ihtimali güçlü” Yiğit, endekslerin geleceğine ilişkin makroekonomik şartları ve yapısal özellikleri birlikte değerlendirmenin önemli olduğunu savunuyor: Nokta tahminler belirsizlik yüksek olduğunda sağlıklı olmasa da mevcut mikro yapı ve sektörel dinamikler ışığında bu yıl için temkinli ama iyimser bir tablo beklenebilir. Faiz gelirine bağımlılık ve borçluluk oranlarının daha düşük olması nedeniyle finansman maliyetleri yükseldiğinde katılım şirketlerinin baskı altında daha az kalması olasılığı öne çıkıyor. Bu durum, BIST 100’e karşı zaman zaman pozitif ayrışma potansiyelini koruyabilir. Ancak küresel risk iştahı, jeopolitik ve iç makroekonomik gelişmeler gibi faktörler bu ayrışmayı etkileyebilir.

Getiri potansiyeli açısından bakıldığında ise dalgalı bir seyir izlemesine rağmen yukarı yönlü bir trendin daha olası olduğu düşünülüyor. Yatırımcılar için en sağlıklı yaklaşım, kısa vadeli hareketlerden ziyade orta-uzun vadeli perspektifle katılım endeksini değerlendirmek olarak görülüyor. Makroekonomik çerçeve bozulmadığı sürece, endeksin BIST geneline kıyasla zaman zaman pozitif ayrışma ihtimalinin güçlü olduğu ifade ediliyor; elbette şirket bazlı analiz ve risk yönetimi her zaman ön planda tutulmalı.

E-Posta
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

İlgili İçerikler