Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Halep’teki Gelişmeler: YPG’nin Stratejisi ve Suriye İçin Tehdit Dinamikleri

Halep’teki Gelişmeler: YPG’nin Stratejisi ve Suriye İçin Tehdit Dinamikleri

11 Ocak 2026 • 01:12 Patron Koltuğu 8

Güvenlik makamları, Türkiye’nin Suriye’deki gelişmeleri yakından izlediğini ve Halep’teki çatışmaların başlıca sebebinin YPG’nin Suriye’nin geleceğini ve kaynaklarını kontrol etme çabası olduğunu vurguladı. 10 Mart Mutabakatı kapsamında Suriye hükümetiyle yürütülen görüşmelerin, YPG’nin Şeyh Maksud ile Eşrefiye mahallelerini çatışmasız terk etmesi için yaklaşık on aydır sürdürülen siyasi çabaları içerdiğini bildirdi. Ancak güvenlik kaynaklarına göre saha, Halep şehir merkezine yönelik saldırılarla istikrarsızlaştırılmaya devam ediyor ve siviller tehdit altında kalıyor.

CİDDİ BİR TEHDİT olarak nitelendirilen bölünmüş Halep, sadece güvenlik ve istikrarı değil, bölgenin ekonomik kalkınmasını da olumsuz etkileyen bir durum olarak öne çıktı. YPG unsurlarının Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerindeki son saldırıları, bölgedeki tansiyonu 5 Ocak 2026 itibarıyla yeniden yükseltti. Suriye Savunma Bakanlığı, YPG’nin bu mahallelerden çıkarılması amacıyla 5 Ocak itibarıyla sınırlı bir operasyon planlandığını belirtti; operasyonun önceliği, tüm Suriye vatandaşlarının zarar görmemesi olarak belirtildi.

  • Güvenlik kaynakları, sivil kayıpların önüne geçmek için azami gayret gösterildiğini ifade etti.

Güvenlik kaynakları, SDG ile çeşitli kanallardan temas kurulduğunu ve DG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kürt Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed ile bazı isimlerin uzlaşıya açık tavır sergilediğini aktardı. Harekâtın ilk aşamalarında Şeyh Maksud’un dış mahallelerinin çatışmasız biçimde temizlendiğini belirten kaynaklar, Eşrefiye mahallesinin boşaltılması ve Şeyh Maksud’un kuşatılmasının ardından Kandil yönetiminden bölgedeki unsurlara müdahale talimatı geldiğini kaydetti. Suriye ordusunun Kandil’in talimatına rağmen sivillere yönelik güvenlik hassasiyetini sürdürdüğünü ifade eden güvenlik kaynakları, YPG’nin uzlaşı yerine çatışmayı önceleyen yaklaşımının tüm kayıpların sorumluluğunun Kandil’e ait olduğunu gösterdiğini belirtti.

YPG’nin Kürt mahallelerinde yaşayanları canlı kalkan olarak kullanması ve atış mevzisi haline getirmesi, sivillerin can ve mal güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Suriye ordusu, Şeyh Maksud üzerinde tam kontrol sağlasa da hastane ve çevresine yerleşen YPG kadrolarının, hasta ve yaralıların yaşamını hiçe sayar biçimde hareket ettiği ifade edildi. Sivil hassasiyeti gözetme ve kayıpları minimize etme çabaları, YPG’nin hastaneye yerleşmesinin temel nedeni olarak işlendi.

YPG’nin tüneller aracılığıyla saklandığı bölgelerden yaptığı keskin nişancı atışlarıyla bazı güvenlik görevlilerinin şehit olduğu kaydedildi. Milli İstihbarat Teşkilatı da olayların başlangıcından itibaren uzlaşı ve diyalog yolu ile çatışmaların sonlandırılması için yoğun çaba gösterdi. Sivillerin zarar görmeden bölgeden ayrılması amacıyla kurulan uzlaşı, YPG tarafından engellenmeye çalışıldı. YPG, yaşananları Kürt halkına karşı bir etnik saldırı olarak niteleme sürecine gittiğini savunsa da, bölgedeki çatışmaların asıl nedeni olarak YPG’nin Suriye’nin geleceğini ve kaynaklarını sömürmeye yönelik kaygılar öne çıktı.

Kürt halkı Suriye’nin asli unsuru olarak tanımlanırken, hükümetin yıkılmasının ardından Suriye’de etnik ve dini temelli ayrıştırıcı politikaların terk edildiği belirtildi. Tüm tarafların katılımını hedefleyen ortak bir uzlaşı zemini üzerinden ilerlemek gerektiği vurgulandı. Yaşananların ardından bile, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde başlatılan Terörsüz Türkiye sürecinin devam ettiği ve bu olayların süreci aksatamayacağı belirtildi.

Güvenlik kaynakları, Türkiye’nin Suriye’de gelişmeleri yakından izlediğini ve Halep’teki çatışmaların ana nedeni olarak YPG’nin kaynaklar ve geleceği üzerinde kurduğu etkili konumunu işaret etti. 10 Mart Mutabakatı çerçevesinde Suriye hükümetiyle yürütülen görüşmelerin, YPG’nin Şeyh Maksud ile Eşrefiye mahallelerini çatışmasız terk etmesi amacıyla uzun süredir sürdüğünü belirttiler. Ancak sahadaki tablo, bölgedeki tansiyonun yüksekliğini sürdürdüğünü gösteriyor.

Tehdit dinamiği olarak nitelendirilen Halep’in bölünmüşlüğü, bölgenin güvenliği ve ekonomik kalkınması için de risk unsuru oluşturuyor. YPG’nin kısa süre önce Kürt mahallelerinde yaptığı hareketler, bölgede sivil kayıplarını artırabileceği endişesini besliyor. 5 Ocak 2026 itibarıyla, YPG’nin çıkış planlarına ilişkin sınırlı bir operasyon teklifiyle birlikte, sivil vatandaşların zarar görmemesi öncelik olarak vurgulandı.

  • Güvenlik ekipleri, sivil kayıplarını en aza indirmek için çaba gösterdiğini aktarıyor.

Güvenlik kaynakları, SDG ile iletişim kanallarını sürdürdüklerini, DG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in uzlaşı yönünde ilerlemeye istekli olduğunu belirtti. Şeyh Maksud’un dış mahallelerinin temizlenmesi ve Eşrefiye’nin boşaltılması süreçlerinde Kandil’den gelen talimatlar nedeniyle çatışmaların yeniden alevlendiği ifade edildi. Suriye ordusunun sivil zararlarını gözeterek hareket ettiği, ancak YPG’nin çatışmayı önceleyen tutumunun zararların artmasına yol açtığı ifade edildi.

YPG’nin canlı kalkan kullanımı ve sivil bölgelerde bulunduğu tespit edilirken, hastane ve çevresine yerleşen kadroların hasta ve yaralıların yaşamını riske attığı belirtildi. Sivil hassasiyetinin korunması çabaları, hastanelerin güvenliğini sağlama yönündeydi. YPG’nin bölgedeki tünellerden mevzi alması ve keskin nişancı atışlarıyla bazı Suriye güvenlik gücünün şehit olduğu bildirildi. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın uzlaşı ve diyalog amacıyla sürdürdüğü çalışmalar sürerken, sivillerin güvenli bir şekilde bölgeden ayrılması için kurulan çaba, YPG tarafından engellenmiş durumda olarak kaydedildi.

Olaylar, YPG’nin Kürt halkını hedef alan bir baskı olarak görülebilir; ancak bölgenin temel amacı, tüm unsurların katılımıyla uzlaşı ve mutabakat zemininde ortak bir gelecek inşa etmek. Her ne kadar Gerçekleşen çatışmaların arkasında YPG’nin siyasi çıkarları bulunduğu görüşü baskın olsa da, Halep’teki gelişmeler Türkiye’nin terörle mücadele ve istikrar politikalarını etkilemeye devam ediyor. Türkiye’de başlatılan Terörsüz Türkiye yaklaşımı, bu süreçte sürece zarar vermeyecek şekilde sürdürülüyor ve uzlaşıya dayalı bir yol haritasının önemi bir kez daha vurgulanıyor.

Halep’teki olaylar, güvenlik kaynaklarının da belirttiği üzere Suriye’nin geleceğine ve kaynaklarının paylaşımına ilişkin endişeleri yeniden gündeme getiriyor. Şeyh Maksud ile Eşrefiye mahallelerinde yaşanan çatışma ve sivil kayıplarını önlemek için yürütülen çalışmalar, uzlaşı yönünde ilerlemeye çalışıyor. Kandil’in talimatlarına karşılık sahadaki karşıtlık, Kürt halkının bölgedeki varlığı ve güvenliğiyle ilgili karmaşık bir tablo oluşturuyor. Ancak hükümet, mutabakat ve ortak zemin üzerinde uzlaşı arayışını sürdürürken, Türkiye’nin Terörsüz Türkiye hedefiyle süreci desteklediğini belirtiyor. Libya veya başka bölgelerdeki dinamikler ne olursa olsun, tüm tarafların katılımıyla barışçıl bir gelecek için diyalog kanalları açık tutuluyor.

Bu içerik, Halep’teki güncel güvenlik gelişmelerinin analizini ve taraflar arasındaki iletişimin önemini öne çıkarıyor. İçerikteki ifadeler, güvenlik kaynaklarından gelen bilgilerin derinlemesine özeti olup, olayların hassas dinamiklerini yansıtmaktadır.

E-Posta
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

İlgili İçerikler