BUSİAD Ekonomik Görünüm Raporu: Türkiye Risklerle Birlikte Önemli Fırsatlar Da Barındırıyor

Toplantıda konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hatunoğlu, dünyanın ekonomik belirsizlikler içerisinde olduğuna işaret etti. Türkiye ve dünya için geçerli olan bu kırılgan dönemin, siyasi ve jeoekonomik risklerin aynı anda yükseldiği bir süreç olduğunu belirtti. Talepte yavaşlama ve maliyet baskısı hâlâ sürüyor. Hatunoğlu, BUSİAD Ekonomi Danışmanları tarafından hazırlanan raporlar hakkında da bilgi verdi. Metin Özdemir’in hazırladığı İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarına göre talepte ılımlı bir gerileme gözlemleniyor; üretimde ise zayıflama sinyalleri öne çıkıyor. Ancak maliyet baskılarının özellikle sanayi tarafında devam ettiği vurgulanıyor. Derya Hekim’in Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu ise enerji maliyetleri, ihracat pazarlarındaki daralma, küresel belirsizlikler ve enflasyonla mücadele süreçlerinin ekonomi üzerinde yarattığı etkileri ele alıyor. Enerji fiyatlarının sanayi üzerindeki baskıyı artırdığı da dikkat çekiyor.
Toplantıda Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin, son beş yılda küresel ekonomide kuralların yeniden yazılmakta olduğuna dikkat çekti. Pandemi sonrasında sistemin daha kırılgan ve hızlı tepki veren bir yapıya dönüştüğünü söyleyen Alptemoçin, bu dönüşümün sadece ekonomiyi değil devlet politikalarını ve şirket modellerini de değiştirdiğini belirtti. Ayrıca sürdürülebilirliğin artık ulusal güvenlik sorunları arasında yer aldığına vurgu yaparak, şirketlerin yalnızca sektörel dinamiklere bakmaktan çıkıp küresel jeopolitik riskleri de değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Enerji arz güvenliği, ticaret çatışmaları ve tedarik zincirlerinde görülen değişiklikler yeni ekonomik düzenin temel unsurları haline geliyor.
“Üç büyük şok küresel düzene yön veren parçalar haline geldi” şeklindeki değerlendirme, Derya Hekim’in sunumu sırasında öne çıktı. 2026’nın ilk çeyreğinde küresel ekonominin bu üç ana etkenle şekillendiği belirtildi: Orta Doğu’daki çatışmalar ile Hürmüz Boğazı’ndaki riskler, ABD’nin ticaret politikalarındaki dalgalanmalar ve Avrupa’nın artan korumacılığı. Türkiye açısından bu gelişmeler riskler kadar fırsatlar da doğuruyor; enerji ithalatına bağımlılığın kırılganlığı artırdığına dikkat çekildi. Enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon, döviz kuru ve cari açık üzerinde baskıyı yönetmede merkezi bir rol oynadığı vurgulandı.






