ABD ve İran Haftaya Pakistan’da Görüşmelere Başlayabilir

İran ile ABD arasındaki tansiyonu düşürmeye yönelik 14 maddelik bir mutabakat zaptı çerçevesinde barış görüşmeleri ilerletiliyor. Görüşmelerin önümüzdeki hafta Pakistan’da başlaması planlanıyor ve taraflar aracılar eşliğinde yaklaşık bir aylık bir müzakere süreci üzerinde uzlaşıya varmaya çalışıyor.

Görüşme taslağı tek sayfalık bir taslak olarak paylaşıldı ve taraflar arasında karşılıklı tavizlerle ilerleyecek bir yol haritasını temel alıyor. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kırmak yönünde talep, ABD’nin ise İran limanlarına uyguladığı yaptırımın 30 gün süreyle askıya alınması biçiminde bir karşılıkla karşılık buluyor. Bu dönemde güven artırıcı adımların da atılması bekleniyor.
Nükleer program konusunda Tahran yönetimi ilk kez tartışmaya açık olduğunu bildirdi. Zenginleştirilmiş uranyum stoğunun bir kısmının ülke dışına transfer edilmesi üzerinde duruluyor; ancak bu materyallerin ABD’ye gönderilmesi yönündeki görüş, İran tarafından reddediliyor. İslamabad barış görüşmeleri kapsamındaki en kritik başlıklardan biri olarak nükleer denetim mekanizmaları öne çıkıyor.

Görüşmede ele alınacak diğer konular kapsamında Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun belirttiği gibi uranyum zenginleştirme moratoryumu süresinin belirsizlikler içerdiği ve masada 12–15 yıl aralığında değişen önerilerin bulunduğu ifade ediliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki İran’ın kalıcı rol talebi ise Washington için tartışmalı bir konu olarak duruyor. Ayrıca yaptırımların kaldırılmasının ölçütleri ve zamanlaması da netleşmiş değil. Başkan Trump ise Tahran’a akıllıca hareket etme ve anlaşmaya varma yönünde çağrıda bulunuyor; uzaktan da olsa ihlallere karşı caydırıcı sonuçlar öngörüyor.
Diplomatik sürecin kronolojisi bölgesel gerilimlerin İsrail, ABD ve İran arasındaki gerilimi nasıl etkilediğini özetliyor. 28 Şubat’a uzanan süreç, Witkoff ve Kushner liderliğindeki heyetlerin çabalarıyla bu noktaya gelmiş durumda. İslamabad’daki görüşmeler, çatışmaların başlangıcından bu yana ulaşılan en ciddi diplomatik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor ve bölge güvenliği ile enerji arzı üzerinde önemli bir görünüm sunuyor.








