Fransadan Son Dakika Hürmüz Duyurusu: 20 Ülke Plan Üzerinde Çalışıyor

ABD-İran ilişkileri ve Hürmüz Boğazı’ndaki geçici ateşkes, Vautrin’in değerlendirmeleriyle yeniden odak noktasına taşınıyor. Bugün bölgede var olan ateşkes, çok kırılgan görünüyor ve barış yolunun gerçek bir çözüme dönüşmesi için bu durumun sürmesi gerektiğini ifade etti. Lübnan’daki gelişmelerin kendilerini derinden endişelendirdiğini belirten Vautrin, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un aktörlerle yakın iletişim halinde olduğunu belirtti ve Katar, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaret ettiğini aktardı. Diplomasiyle kalıcı bir çözüm bulmanın yolunun bu bölgelerdeki diyalog ve koordinasyondan geçtiğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı üzerinden deniz trafiğinin serbestçe akışının hayati olduğuna işaret eden Vautrin, dünya ticaretinin yaklaşık dörtte birinin bu kanal üzerinden geçtiğini vurguladı. Seyrüsefer özgürlüğünün savunulması gerektiğini ve bunun için somut çözümler geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Macron’un seyrüsefer özgürlüğünün korunması için diplomasiyle ilerleme gerektiği yönündeki yaklaşımını hatırlatan Vautrin, tüm ilgili ülkelerle ortak çalışmaların bu süreçte vazgeçilmez olduğuna değindi. Fransa’nın öncülüğündeki planlama çalışmaları kapsamında boğazın güvenli geçişini sağlamak için yaklaşık 20 ülkenin katkısıyla kapasite artırımı üzerinde durulduğunu ifade etti.
ABD-İran-İsrail ilişkileriyle şekillenen çatışmalı süreçte ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Nisan’da ateşkes talebini kabul ettiğini duyurması, taraflar arasında yeni bir döneme işaret ediyor. Açıklamaya göre, Hürmüz Boğazı’nın açılması karşılığında iki hafta sürecek bir ateşkese razı olduklarını belirtti. İran’dan gelen 10 maddelik teklifle ilgili olarak, müzakerelerin bu satırda yürütülebileceğini kaydeden Trump, tarafların gerginliği azaltması için bu temel çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade etti. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ise nihai müzakerelerin en çok 15 gün içinde İslamabad’da sonuçlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Türkiye, Pakistan ve Mısır da mesaj trafiğinin sürmesi ve sonuç alınması için yoğun çaba gösterdi. İsrail ise geçici ateşkesi desteklediğini belirtirken Lübnan meselesinin bu uzlaşıya dâhil olmadığını savundu ve bu yüzden Lübnan’a yönelik saldırıların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.






