Kooperatifler Ekonomik Aktörlere Dönüşecek

Birleşmiş Milletler 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı çerçevesinde TÜSİAD ile FAO iş birliğiyle hazırlanan araştırma, Türkiye’de tarım kooperatiflerinin mevcut durumunu ve pazarla olan entegrasyonunu derinlemesine ele alıyor. Bu kapsamda toplanan bulgular, kooperatiflerin karşılaştıkları yapısal zorlukları ve olası sürdürülebilir çözümleri kapsamlı biçimde ortaya koyuyor. Çalışma, kooperatiflerin mevcut sayısal yayılımına rağmen kurumsal kapasite, ölçekte verimlilik ve yönetişim konularında önemli eksiklikler olduğunu gösteriyor. Ancak iyi uygulama örneklerinin incelenmesiyle, güçlü pazarlara bağlantı kurabilen, profesyonel yönetimlerle çalışan ve dijital çözümleri benimseyen kooperatiflerin daha istikrarlı bir ekonomik performans elde edebildiği saptanıyor.
Rapor, Kooperatifler Entegre İş Modeli (KEİM) adını taşıyan bütüncül yaklaşımı temel alıyor. Bu model; kontratlı üretim, kalite standartları, lojistik, finansman, üretim öncesi girdi temini ve risk yönetimi gibi altı ana bileşeni bir araya getirerek veri odaklı yönetim ve izlenebilirliği güçlendirmeyi hedefliyor. Böylece dijital teknolojilerin kullanımıyla şeffaflık ve güven adımları güçlenirken, ürün kalitesi ve sözleşme içeriğinin standardizasyonu da artıyor.
Rapora göre kooperatiflerin güçlendirilmesi yalnızca üretici refahını artırmakla kalmıyor; gıda arz güvenliği, değer zinciri verimliliği ve tarım-gıda sistemlerinin dayanıklılığı açısından stratejik bir öneme sahip. İsabetli adımlarla kooperatifçilikte ivme kazanılması için belirlenen KEİM, sektörde sürdürülebilirlik ve rekabetçilik hedeflerini ortak bir çerçevede buluşturuyor.
Raporun tanıtımında TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İzzet Özilhan, tarımı stratejik bir sektör ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsuru olarak gördüklerini vurguladı. Kooperatiflerin güçlendirilmesinin çiftçinin refahını artırmasının yanı sıra gıda enflasyonu ile mücadelede ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin kurulmasında kilit rol oynayacağını ifade etti. Kooperatifçilikte yeni bir ivme hedefliyoruz diyerek, FAO iş birliğiyle yürütülen bu çalışmanın, kooperatifleri daha verimli, rekabetçi ve yenilikçi yapılar haline getirmeyi amaçladığını açıkladı.
FAO temsilcileri ve diğer katılımcılar, kooperatiflerde e-ticaret ve ihracat gibi temel performans göstergelerinin gelişmesi gerektiğini belirtti. Rapor, kooperatiflerin yaklaşık üçte ikisinin iyi tarım uygulamaları veya akıllı tarım gibi uygulamalara henüz tam anlamıyla entegre olmadığını gösteriyor. Sözleşmeli üretim konusunda da önemli bir hareketliliğin sağlanması gerektiği vurgulandı; ankete katılan kuruluşların yaklaşık %61’i bu modelden faydalanmıyor olsa da büyüme hedefleri doğrultusunda bu sisteme geçmek istediklerini açıkladılar.
Birlikte yürütülen çalışmalar, kadın liderliğindeki kooperatiflerin güçlendirilmesi amacıyla yürütülen aksiyonların da kurumlar arası koordinasyonu teşvik etmesi gerektiğini gösterdi. FAO yetkilileri, KEİM’in kooperatifleri yalnızca üretici örgütleri olarak görmekten çıkarıp değer zincirini yöneten piyasa aktörleri haline getirdiğini belirterek, bu yaklaşımın belirsizliği azaltacağını ve güveni artıracağını ifade ettiler. Ayrıca risk paylaşımı ve kooperatif merkezli değer zinciri oluşturma yaklaşımıyla kooperatifleri pasif aktörlerden aktif ekonomik aktörlere dönüştürmeyi hedeflediklerini vurguladılar.
Etkinlik kapsamında açıklanan bulgular, Türkiye’de Tarımsal Amaçlı Kooperatifler ve Pazar İlişkileri paneliyle tartışıldı. Sanayi, perakende ve finans sektörlerinden temsilciler, rekabet gücünün artırılması ve sürdürülebilir iş modellerinin geliştirilmesine yönelik önerileri paylaştılar.






