Tarladan Mutfağa: Gıdada Kayıp Oranı Neden Yüzde 40’a Çıkıyor?

Hayat ve üretim arasındaki bağ giderek daha çok dijital çözümlerle güçleniyor. Türkiye’de Gıda Bankacılığı Zirvesi kapsamında, Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) tarafından gıda israfını önlemek ve sürdürülebilir bir gıda sistemi kurmak amacıyla yenilikçi yaklaşımlar sunuldu. Zirvede, israfın yalnızca tüketim anında değil, üretimin başından itibaren başladığı vurgulandı; küresel ölçekte yaklaşık %40’lık kayıp oranı, yaşam döngüsünün her aşamasında kayıpların biriktiğini gösteriyor.
Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin israf edildiği gerçeği, gıda sistemlerinde köklü bir dönüşüm ihtiyacını pekiştirdi. Bu dönüşümün merkezinde ise teknoloji yer alıyor. Zirvenin odak noktalarından biri olan Gıda Bankacılığı, yapay zekâ ve dijitalleşmenin israfla mücadelede nasıl kritik roller üstlendiğini tartıştı. Tarımın üretimden lojistiğe, depolamadan tüketiciye kadar tüm adımlarında kayıpların azaltılmasına yönelik çözümler masaya yatırıldı. Yapay zekâ tabanlı talep tahminleri, hassas tarım uygulamaları, büyük veri analizleri ve akıllı lojistik çözümleri, sektörün önceliklendirdiği konular arasında yer aldı.
1 milyondan fazla kişiye ulaşan etkilerin altını çizen Hande Tibuk, Türkiye genelinde gıda bankacılığının hızla büyüdüğünü ifade etti. Tibuk, “Bugün 45 şehirde, 80 gıda bankasıyla 1 milyondan fazla ihtiyaç sahibine destek sağlıyoruz. Ayni bağışlarla 47 milyon değerinde katkı üretildi ve yaklaşık 13 bin ton karbon salımı engellendi” sözleriyle elde edilen ilerlemeyi paylaştı. Zirvede, bu yıl yapay zekâ ve veri odaklı çözümlerin gıda israfını azaltmadaki önemine bir kez daha vurgu yapıldı.







