Ankarada Gerçekleşen Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresinin İlk Kez Düzenlenmesi

Orman Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen Birinci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi, farklı ülkelerden kamu temsilcileri, akademisyenler, sektör paydaşları ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı ve katılımcılar toplantı boyunca helal kavramının ekonomik ve ticari boyutlarını masaya yatırdı. Bakan Bolat, helal kavramının yalnızca inanç boyutuyla sınırlı olmadığını, ekonomik faaliyetlerin güvenli ve sağlıklı bir zemine oturtulması gerektiğini ifade etti.kurulan Helal Akreditasyon Kurumu’nun (HAK) bugüne dek kaydedilen önemli çalışmaları da vurgulandı.
Türkiye’nin İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile olan ilişkisi ve dış ticaret stratejileri de oturumların odak noktalarındandı. İİT kapsamındaki işbirliklerinin, hükümetin Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye’nin uluslararası ticaret payını artırma hedefiyle uyumlu ilerlediğini belirtildi. 2002’de yüzde 11 olan Türkiye’nin dış ticaret payının geçen yıl itibarıyla yüzde 26’yı aştığı, hedefin 2030’a kadar yüzde 30’u geçmesi olduğuna dikkat çekildi.
Talep artışına vurgu “HELAL ÜRÜN VE HİZMETLERE YÖNELİK TALEBİN ARTMASI BEKLENİYOR” ifadesiyle öne çıkan konuşmada, İslam ülkeleriyle ticaretin 2025 itibarıyla yaklaşık 115 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmesi öngörüldü. Helal kavramının güven, sağlık ve tüketici dostluğu bağlamında ne kadar kritik olduğuna değinildi. Dünya nüfusunun 2 milyarı aşan Müslüman toplulukları ile büyümeye devam eden helal pazarı için uluslararası düzeyde düzenleme ve denetleme ihtiyacı yinelendi. 2023 yılında İİT bünyesindeki Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumunun kurulması, 26 İslam ülkesi arasında akreditasyon kurumu üyeliğinin yaygınlaşmasını sağladı.
“2 BİN 500’DEN FAZLA HELAL BELGELİ ÜRETİM TESİSİ AKREDİTASYONLU” başlığıyla devam eden bölümde, halihazırda helal ekonomisinin pek çok sektör üzerinde etkisini gösterdiği vurgulandı. Giyimden turizme, kozmetikten medyaya dek helal kavramının iş dünyasında giderek daha fazla dikkate alındığı kaydedildi. 2024’te 2,3 trilyon dolar, 2025’te 2,5 trilyon dolar ve 2028’de 3,5 trilyon dolar seviyesine ulaşması beklenen bu pazarın, ürün ve hizmet sağlayıcıları için kritik bir alan olduğu ifade edildi. İİT çerçevesindeki akreditasyon ve ihracat-ithalat profili kapsamında Endonezya, Malezya ve diğer Körfez ülkelerinin yanı sıra Çin, Hindistan ve Rusya gibi ülkelerin de bu alanda çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Türkiye’nin milli helal standartlarıyla uyumlu olduğuna inanılan SMIIC standartları sayesinde HAK’ın faaliyetlerini güçlendirdiği kaydedildi.
HAK’ın kurulduktan sonra elde ettiği rakamlar – 35 ülkeden 227 başvuru alınması, bunlardan 132’sine akreditasyon belgesi verilmesi, 73’ünün asgari yeterlilik seviyesine ulaşamaması ve bugün 2 bin 500’ün üzerinde helal belgeli üretim tesisinin güvence altında olması gibi verilerle desteklendi. Ayrıca Türkiye’de helal akreditasyon konusunda 1.600’ün üzerinde misafir katılımcıya eğitim verildiği bilgisi paylaşıldı.
Ticaretin kolaylaştırılması için güven ve eşdeğerlik “TİCARETİ KOLAYLAŞTIRACAK ULUSLARARASI YAPININ İHDASI GEREKLİ” ifadesiyle özetlenen bölümde, farklı ülkelerde uygulanan belirli belgelendirme sistemlerinin ekonomik maliyetleri ve verimlilik açısından doğurduğu sorunlar ele alındı. Bu noktada, SMIIC standardizasyon yaklaşımının benimsenmesi ve tüm helal akreditasyon kurumlarının katılımıyla eş değerlendirme mekanizması kurularak belgelendirme süreçlerinin mükerrerliğinin önüne geçilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca İİT’nin bağlı kuruluşu olarak HAK’ın uluslararası faaliyete geçmesi arzusu dile getirildi.
Dini hassasiyetler ve küresel fayda “DİĞER KONUŞMALAR” başlığı altında Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Abdurrahman Haçkalı helal belgelendirme sürecinin dini hassasiyetleri korumanın yanı sıra insanlığın ortak iyiliğine katkı sağladığını ifade etti. TİKA Başkanı Abdullah Eren ise kalkınma çalışmalarında helal akreditasyonunun önemine değindi ve Türkiye’nin bu alandaki liderliğinin, Erdoğan’ın uzun yıllara yayılan vizyonuyla desteklendiğini belirtti. Konuşmaların sonunda Bakan Bolat’a, günün anısına hediye takdim edildi.
Toplantı, helal akreditasyonun küresel ticaret ve güven odaklı bir yapı kurma hedefiyle şekillendi. Kongre katılımcıları, helal standartlarının uluslararası uyumunu sağlayarak üretici ve tüketici arasındaki güveni pekiştirmeyi amaç edindi. HAK’ın ülke düzeyindeki birikime dayanarak, dünya genelinde helal belgelerinin daha geniş kabul görmesini sağlayacak adımları güçlendirme yönünde çalışmalarını sürdürdü.
İslam ülkeleriyle ticaretin artırılması adına yürütülen çalışmalar, Türkiye’nin dış ticaret payını 2030 hedefleri doğrultusunda yükseltmeyi amaçlıyor. Bu süreçte, uygulanabilir standartlar ve karşılıklı akreditasyon mekanizmaları, belge maliyetlerini azaltıp ticareti kolaylaştıracak şekilde tasarlanıyor. SMIIC standartlarının Türkiye milli standartlarıyla uyumlu olması, ülkenin helal ürün ve hizmetlere olan güvenini pekiştirdi.
Haçkalı ve Eren’in konuşmalarıyla,” ilgili taraflar arasındaki diyalog derinleşti ve helal akreditasyonunun toplumsal ve ekonomik faydaları daha net bir şekilde ortaya kondu. Etkinlik, katılımcılara helal ekosisteminin mevcut durumunu ve geleceğe yönelik yol haritasını sunan bir platform oldu.
Toplantı, helal ürün ve hizmetlere yönelik küresel güven oluşturmanın önemini bir kez daha vurguladı. İİT çerçevesindeki işbirliklerinin güçlenmesiyle, belgelendirme süreçlerinin uluslararası karşılıklı akreditasyonla desteklenmesi gerektiği konusunda ortak bir vizyon ortaya çıktı. HAK ve SMICC’nin standardizasyon yaklaşımını benimsemesi, ticareti kolaylaştıran ve tüketici güvenini artıran bir ekosistem kurma hedefini pekiştirdi.
Sonuç olarak, Türkiye’nin helal ekonomisi için belirlenen hedefler, 2030’a kadar daha geniş bir küresel paya erişmeyi hedefleyen bir yol haritasına dönüştü. Kongre, sadece kavramları tartışmakla kalmayıp, uygulamaya dönük adımları netleştiren ve iş dünyasını yeni bir düzene davet eden bir platform olarak kayda geçti.












