İsrail’e Çağrı: Avrupalı 15 Dışişleri Bakanından Barış İçin Ortak Çağrı

Avrupalı 15 ülkeden dışişleri bakanlarının ortak açıklaması, İsrail’in Lübnan’a yönelik operasyonlarının şiddetinin artması konusundaki kaygıyı yeniden vurguluyor. Açıklamada, kanlı şiddetin derhal sona ermesi gerektiği ve sivillerin korunmasının temel öncelik olduğuna dikkat çekiliyor.
Belçika, Hırvatistan, Estonya, Finlandiya, İzlanda, İtalya, İrlanda, Letonya, Lüksemburg, Moldova, Norveç, Polonya, San Marino, İspanya ve İsveç’in dışişleri bakanları, Lübnan’daki ağır insani durum nedeniyle bir araya gelerek ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, Orta Doğu’daki çatışmalardan endişe edildiği ve ülkede yaklaşık %25’e tekabül eden 1,2 milyon kişinin yerinden olduğu vurgulanıyor. Ayrıca, Lübnan Sağlık Bakanlığı’na atıfla, çoğu sivil olan ve çocuklar ile yardım görevlileri ile gazetecileri kapsayan binlerce kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.
Hizbullah’ın silahsızlanması hususunda Bakanlar, İran’a destek amacıyla İsrail’e yönelik saldırıların kınandığını ifade ediyor ve Hizbullah’ın BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun olarak tüm saldırılarını durdurması ve silahsızlanması gerektiğini belirtiyorlar.
İsrail’in davranışları ve uluslararası hukuk açısından, sivil hedeflere yönelik saldırıların haksız ve kabul edilemez olduğuna işaret ediliyor. Açıklamada, sivillere, sağlık personeline, yardım görevlilerine, gazetecilere ve altyapıya yönelik saldırıların derhal son bulması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca uluslararası insancıl hukukuna uyulması ve taraflar arasında karşılıklı hesap verebilirliğin tesis edilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Açıklamada, insani yardımların engellersiz ve güvenli bir biçimde ulaştırılması çağrısı yineleniyor. Ayrıca UNIFIL’e karşı yapılan saldırılar kınanırken, bu barış gücüyle ilgili güvenliğin her zaman korunması gerektiğine dikkat çekiliyor. Endonezya kökenli barış gücü personelinin hayatını kaybetmesi gibi olaylar, tüm taraflar için üzüntüyle karşılanıyor.
Bütün taraflardan 2024 Kasım ateşkesine saygı gösterilmesi gerektiği ifade ediliyor; İsrail’in Lübnanlı yetkililerin doğrudan müzakere çağrısını kabul etmesi yönünde güçlü bir teşvik mevcut. Lübnan’da istikrarı gözeten diplomasi yolunun tercih edilmesi ve bölgedeki kalıcı güvenlik ile barış için acil çabaların sürdürülmesi gerektiği üzerinde duruluyor.
Lübnan’a yönelik acil ve geniş çaplı insani destek seferberliğinin sürdürülmesi gerektiği ve uluslararası toplumun Lübnan halkına daha fazla destek için harekete geçmesinin hayati öneme sahip olduğu belirtiliyor.












