Altında Sert Satış Sonrası Dipten Alım Hareketi Başladı

Orta Doğu’daki çatışmalar küresel piyasaları sallarken güvenli liman olarak görülen altın, yatırımcıları şaşırtan bir yönshow ile hareket ediyor. Gün içindeki sert satışlar, hisse senetleri ve tahvillerle birlikte para birimlerinde de baskıyı artırdı; bu süreçte yatırımcılar zararlarını telafi etmek için değerli metale yöneldi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın TL’yi güçlendirme amacıyla rezervlerini kullanması, savaşın etkisini biraz olsun köreltmek için atılan bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak bu adımlar, merkez bankalarının gelecekte de benzer satışları tetikleyebileceği yönünde kaygıları çoğaltıyor.
Altında ayı piyasası sinyalleri piyasa açısından kaygıları derinleştirirken, ocak kapanış zirvesinden yaklaşık yüzde 19 aşağı gelen fiyatlar, ayı piyasasının başladığına dair sinyaller verdi. Dün ise yatırımcılar yeniden alıma geçince değerli metal yaklaşık %3 toparlanma gösterdi. Uzmanlar, gerilimler hafiflediğinde bu düşüşün bir alım fırsatı oluşturabileceğini belirtirken, enflasyon baskıları, borçlanma maliyetlerindeki baskılar ve tahvil piyasasına dair güven kaybı altın üzerinde yukarı yönlü baskıyı koruyor.
Robin Brooks gibi isimler, son altı ayda aşırı yükselişin çok sayıda yatırımcıyı piyasaya çektiğini ve bu durumun bugün görülen satış dalgasını tetiklediğini söyledi.
2023 başından bu yana yaklaşık %150 yükseliş kaydeden altın için, merkez bankalarının altın alımlarını artırması belirleyici bir rol oynadı. Hedge fonları ve bireysel yatırımcıların da bu süreçte sürece katılımı hız kazandırdı.
Merkez bankalarının hamleleri altında olası olumsuz senaryolarda, savaşın merkez bankalarının altın satışlarını nasıl etkileyebileceği tartışılıyor. Analistler, TCMB’nin 8 milyar dolar seviyesinin üstünde altın alım satımı yaparak lirayı destekleme çabasını örnek gösteriyor. Altın takas işlemlerinin piyasa fiyatlarına doğrudan etkisi sınırlı kalırken, satışların psikolojik ve fiyat hareketleri üzerinde daha belirgin bir etkisi olabileceğine dikkat çekiliyor. Ancak uzmanlar, merkez bankalarının satışa dönmediğini, sadece alımları yavaşlattığını söylüyorlar.
Öte yandan enerji fiyatlarındaki yükselişin, tahvil getirilerini ve doları güçlendirerek faiz getirisi olmayan altını yatırımcılar için daha az cazip hâle getirdiği belirtiliyor.
Satışların büyük kısmı ETF’ler üzerinden gerçekleşti. Son 14 ayda hem bireysel hem kurumsal yatırımcılar altını ETF’lere taşıdı ve bu hareket fiyatların %70 civarında yükselmesini hızlandırdı. Ancak mevcut ay yaşanan çıkışlar, son dört yılın en büyük çıkışı olarak kayda geçiyor. Hedge fonları da satışa katılarak altın pozisyonlarını 6 ayın en düşük seviyesine çekerken analistler kısa vadeli düzeltmelerin fire olarak görülebileceğini belirtiyorlar; fakat genel olarak altın hâlen güçlü bir yatırım aracı olarak konumunu koruyor.
Citigroup’un küresel emtia araştırmaları başkanı Max Layton’un değerlendirmesine göre spekülatif yatırımcılar pozisyonlarını kapattıktan sonra altın için agresif bir yükseliş beklentisi doğacak ve bankaya göre bir yıl içinde mevcut seviyelerden daha yükseğe çıkış mümkün olacak. Jeopolitik risklerin kısa vadede doları güçlendirdiğini belirten analistler, altının uzun vadede yine güçlü kalacağını vurguluyorlar.












