Ahlaki Pusula Şaştı: Vicdanımızı Kimlerin Algoritmasına Teslim Ettik?

Bakın yani, şimdi şöyle bir şey var değil mi böyle kafamı kurcalıyor bir süredir – hani hepimiz biliyoruz ama konuşmaktan çekiniyoruz sanki birazcık da belki de korkuyoruz kim bilir. Neyden mi bahsediyorum? Şu bizim içimizdeki “doğru” ile “yanlış” arasında bir çizgi çizen o kadim mekanizmadan diyorum; bildiğimiz vicdan.
Şimdi vicdan falan deyince böyle eski defterler açılıyor kafamda rahmetli dedem hep derdi “oğlum vicdanın rahat olsun gerisi hikaye” diye. Yahu dedim içimden bu adam bilseydi bugün ne haldeyiz acaba ne derdi şimdi?












