Akıllı Ev Cihazlarının Pasif Dinleme Tacizi

Evinizin en mahrem yerlerine yerleştirdiğiniz akıllı asistanlar, televizyonlar ve hatta internete bağlı bebek telsizleri, sadece siz “Hey Siri” veya “Tamam Google” dediğinizde değil, arka planda sürekli bir dinleme faaliyeti yürütebilmektedir. “Pasif Dinleme” olarak adlandırılan bu süreçte cihazlar, ortamdaki anahtar kelimeleri yakalayarak ilgi alanlarınızı, siyasi görüşlerinizi veya o anki ihtiyaçlarınızı analiz eder ve bu verileri reklam şirketlerine satar. Hukuk normlarına göre, bir cihazın komut almadığı sürece ortamı dinlemesi ve bu verileri ticari bir kazanca dönüştürmesi, Anayasa ile korunan “Konut Dokunulmazlığı” ve “Özel Hayatın Gizliliği” ilkelerinin en ağır ihlallerinden biridir.
Hukuki boyutta, evinizdeki bir cihazın sizi dinlemesi için verdiğiniz “kullanıcı sözleşmesi onayı”, genellikle bu denli geniş bir gözetleme yetkisini kapsamaz. KVKK (Kişisel Verileri Koruma Kanunu) uyarınca konuşma içerikleri “özel nitelikli kişisel veri” kategorisindedir. Eğer bir şirket, sizin akşam yemeğinde konuştuğunuz bir tatil planını ertesi gün karşınıza reklam olarak çıkarıyorsa, bu durum “aydınlatılmış onam” ilkesine aykırıdır. Mahkemeler, tüketicinin kendi evinde “sürekli gözetlenme” korkusu olmadan yaşama hakkını üstün tutmakta ve bu tür pasif dinleme faaliyetlerini birer “dijital taciz” olarak nitelendirmektedir.
Mağduriyet durumunda izlenecek yol, öncelikle cihazın gizlilik ayarlarından “ses kayıt geçmişini” kontrol etmek ve rıza dışı kaydedilen konuşmaları tespit etmektir. Eğer sistematik bir dinleme ve bu verilere dayalı bir reklam hedeflemesi kanıtlanırsa, BTK ve KVKK üzerinden şikayet süreci başlatılmalı, ayrıca “manevi tazminat” davası yoluna gidilmelidir. Teknoloji devlerinin “hizmet kalitesini artırmak için dinliyoruz” savunması, bireyin mahremiyet alanının ihlal edildiği bir noktada yasal bir geçerlilik taşımaz. Unutmayın, eviniz sizin kalemizdir; bu kalenin duvarlarındaki teknolojik cihazların birer casusa dönüşmesine izin vermemek en temel dijital hakkınızdır.













