Algoritmik Fiyat Ayrımcılığı: Dijital Profilinize Göre Değişen Etiketler

İnternetten bir uçak bileti alırken veya bir e-ticaret sitesinde ürün bakarken, yanınızdaki arkadaşınızla aynı ürüne farklı fiyatlar ödediğinizi fark ettiyseniz “algoritmik fiyat ayrımcılığı” mağduru olmuşsunuz demektir. 2026 yılındaki gelişmiş algoritmalar; kullandığınız telefonun modelinden (örneğin son model bir telefon kullanıyorsanız daha yüksek fiyat çıkarılması), o anki konumunuza, geçmiş harcama alışkanlıklarınıza ve hatta şarj seviyenize kadar onlarca veriyi analiz ederek “ödeme istekliliğinizi” ölçer. Bu durum, serbest piyasa ekonomisinin ötesinde, tüketicinin zafiyetinden ve verisinden haksız kazanç sağlayan bir “fiyat manipülasyonu” ve fırsatçılığıdır.
Hukuki perspektifte bu uygulama, “Dürüstlük Kuralı”na ve “Haksız Ticari Uygulamalar” düzenlemelerine açıkça aykırıdır. Bir mal veya hizmetin fiyatının, kişinin ekonomik profiline göre gizlice değiştirilmesi, şeffaflık ilkesini yok eder ve tüketicinin “bilgi edinme hakkını” gasp eder. Yürürlüğe giren yeni nesil düzenlemeler, platformları “dinamik fiyatlandırma” yaptıklarını açıkça beyan etmeye ve fiyatı hangi kriterlere göre belirlediklerini şeffaf bir şekilde sunmaya zorlamaktadır. Aksi takdirde, aynı hizmet için farklı kişilerden farklı bedeller tahsil etmek “ayrımcılık yasağı” kapsamında değerlendirilir.
Mağduriyetinizi kanıtlamak için farklı cihazlardan veya “gizli sekme” üzerinden aynı ürüne bakarak fiyat farkını ekran görüntüleriyle belgelemek en güçlü delildir. Eğer bir platformun size sistematik olarak daha yüksek fiyat çıkardığını tespit ederseniz, Reklam Kurulu’na başvurarak “haksız ticari uygulama” cezası kesilmesini sağlayabilir ve Tüketici Hakem Heyeti üzerinden aradaki fiyat farkının iadesini talep edebilirsiniz. Unutmayın, dijital profiliniz sizin aleyhinize bir “fiyat şantajı” aracı olarak kullanılamaz; piyasadaki bir ürünün fiyatı, onu kimin aldığına göre değil, ürünün kendi değerine göre belirlenmelidir.













