Bakan Bayraktar: Türkiye’nin Nükleer Vizyonu Net ve Hedeflere Odaklı

Paris’in banliyösündeki Nükleer Enerji Zirvesi sürüyor. Bakan Bayraktar’ın konuşması, petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın küresel ekonomi üzerinde yarattığı baskıyı yeniden gündeme taşıdı ve enerji alanındaki dijitalleşme ile yapay zekâ destekli teknolojilerin büyüme üzerindeki etkisini vurgu kaydı olarak işaret etti.

Etkinlikte kaydedilen sözler arasında, pandemiden başlayıp iklim değişikliği, tedarik zinciri kırılmaları, yüksek enerji ve emtia fiyatları, enflasyon ve artan jeopolitik gerilimler gibi başat belirsizlikler tekrar sıralandı. Özellikle Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmaların, enerji arz güvenliğini tehdit ettiği belirtilerek, küresel piyasalarda enerji talebinin gelecek yıllarda artmaya devam edeceğine dikkat çekildi.
Bayraktar, Türkiye’nin enerji ihtiyacının 21. yüzyılın ortasına kadar üç katına çıkacağını öngördüğünü ifade etti. Bu talep artışını karşılamak ve 2053 net sıfır hedefini desteklemek amacıyla uygulanacak stratejinin, yenilenebilir üretimi güvenilir ve karbon içermeyen bir kapasiteyle güçlendiren kapsamlı bir yapı olması gerektiğini vurguladı. Toplumsal ve ekonomik dönüşüm için nükleer enerjinin mevcut enerji dengesinde kritik bir rol üstleneceğini belirten bakan, Türkiye’nin uzun vadeli nükleer vizyonunu net bir şekilde ortaya koydu.
Bakan, Türkiye’nin hedeflediği kapasiteyi desteklemek üzere, en az 5 gigavatlık küçük modüler reaktörler de dahil olmak üzere toplamda 20 gigavat seviyesine ulaşmayı planladıklarını ve ilk nükleer santralin bu yıl sonuna doğru faaliyete geçmesini beklediklerini söyledi. Küresel finansman akışlarını bu alana yönlendirmek için uluslararası kuruluşlar ile özel yatırımcıların bu yeni nükleer döneme katılımını teşvik etmenin önemine vurgu yapıldı.
Bayraktar ayrıca, kasım ayında Antalya’da BMİDÇS COP31 Konferansı ev sahipliğinin, enerji geçişi ve bağımsızlık konularında somut ilerlemeler kaydetmek için önemli bir fırsat olacağını ifade etti. Bu çerçevede yeni ticaret modelleri ve yatırım mekanizmalarının geliştirilmesi gerekliliğine işaret edildi.












