İstanbulda Şubatta Hava Kirliliği Geçen Yılların Aynı Dönemine Göre %9 Artış Gösterdi

İstanbul’da Şubat ayına ilişkin azot dioksit (NO2) kirliliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ölçüm istasyonları üzerinden incelendi. Çalışma, İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Toros önderliğinde 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan verileri temel aldı.
İki yılın Şubat ayı karşılaştırmasında ortalama NO2 konsantrasyonu, 44,1 mikrogram/metreküp olarak 17 istasyonda kaydedildi. 2025 Şubat’ta bu değer 40,4 mikrogram/metreküp olarak ölçüldü ve bir önceki yıla göre artış oranı %9 olarak belirlendi. 2026 Şubat’ta en yüksek kirlilik Beşiktaş istasyonunda, 73,5 mikrogram/metreküp olarak kaydedildi; ardından 62 mikrogramla Aksaray ve 56,6 mikrogramla Yenibosna geldi. En düşük değer ise Beylikdüzü’nde 16,1 mikrogram/metreküp olarak belirlendi.
Arnavutköy ve Avcılar istasyonları sırasıyla 26,6 ve 29 mikrogram/metreküp olarak ölçülen NO2 yoğunluğuna işaret etti. Şubat ayında 7 istasyon kirlilikte gerilerken, 10 istasyon artış gösterdi. En büyük düşüş, Aksaray’da %16 ile gerçekleşti. Ardından Sancaktepe, Selimiye ve Bağcılar istasyonları %8 artışla öne çıktı. Artışlar arasında Çatladıkapı %94 ve Sarıyer %77 ile dikkat çekti.
Çalışmada hava kirliliğindeki değişimlerin meteorolojik şartlarla yakından ilişkili olduğu da vurgulandı. Prof. Dr. Toros, İstanbul’da verilerin 37 noktadan toplandığını ve Bakanlık ile İBB’nin internet sitelerinde yayınlandığını belirtti. Hava kalitesinin renk skalasıyla sunulması, halkın durumu hızlıca anlamasına olanak tanıyor. Verilerin yaklaşık %75 ve üzerinde olan istasyon sayısıyla geçerli bulunması, bu dönemde kirlilik eğilimlerini güvenilir biçimde ortaya koyuyor.
Geçen yılın Şubat ayına göre bu yılki verilerde yüzde 9 artış gözlemlendi. Ocak ile Şubat arasındaki karşılaştırmada ise kirlilik değerlerinde yaklaşık %11’lik bir artış görüldü. Araçlar ve sanayi kaynaklarının payı önemli olsa da büyüklük sıralamasında meteorolojik koşulların etkisi öne çıkıyor. Yüksek basınçlı hava durumlarında kirleticiler dağılamıyor ve birikerek kirliliği artırıyor; alçak basınç durumlarında ise rüzgar ve yağış temizlemeyi kolaylaştırıyor.
Tarım dışı kaynaklar ve sanayi tesislerinin etkisinin azaltılması için toplumun tüm kesimlerine görev düştüğünü ifade eden Toros, araç kullanımı konusunda sakin sürüşün, dur-kalk işlemlerinin azaltılmasıyla havayı daha temiz tutacağını belirtti. Ayrıca şehir içindeki sanayi tesislerinin faaliyetlerini daha verimli kullanması ve fosil yakıtlı alanlarda kirletici salımların azaltılması gerektiğini sözlerine ekledi.






