Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya Odaklanan Otomotiv Sektörü Pazar Çeşitlendirme Stratejisi

Uludağ İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Çelik, otomotiv sektörünün 2025 yılında yaklaşık 41,5 milyar dolar ihracatla rekor kırdığını belirtti. Sektörün dinamik bir dönüşüm yaşadığına işaret eden Çelik, 2026 için de umutlu olduklarını ifade etti. 2025 yılında yapılan ihracatta en çok satış yapılan ilk 10 ülkenin 9’unun Avrupa’da bulunduğunu söyledi. Avrupa Birliği ülkelerinin toplam ihracattaki payı yüzde 72 olarak öne çıkarken, Avrupa dışındaki ülkeleri da kapsarsak bu pay yaklaşık yüzde 84’e ulaşıyor; bu da güçlü bir Avrupa pazarının yakın gelecekte de ana odak olduğunu gösteriyor.
“Kuzey Amerika bizim için çok büyük potansiyel taşıyor” diyerek geçen yılın 41,5 milyar dolarlık otomotiv dış satımının yüzde 72’sini AB ülkelerine yönlendirdiklerini hatırlatan Çelik, diğer Avrupa ülkelerini da eklediğimizde toplam yüzde 84’e denk gelen 35,1 milyar dolarlık ihracatın Avrupa kıtasına yapıldığını belirtti. Konuşmasını sürdürürken, Avrupa bölgesindeki bağımlılığın riskler doğurduğunu vurguladı: “Avrupa öksürse ya da hapşırsa, bizim grip olmamız mümkün. Bu nedenle pazar çeşitliliğine önem veriyoruz: mevcut Avrupa pazarını korumakla birlikte yeni pazarlara yönelmek ve onları destekleyecek stratejiler kurmak gerekiyor.”
“Kuzey Amerika potansiyeli giderek büyüyor” ifadesiyle devam eden Çelik, Kuzey Amerika’nın şu an için en önemli alternatif pazar olduğunu belirtti. Latam olarak bilinen Güney ve Latin Amerika bölgelerindeki potansiyeli de işaret eden Çelik, milli katılım fuarları, ticari heyetler ve satın alma heyeti gibi faaliyetlerle bu pazarlara erişim sağlamaya çalıştıklarını dile getirdi.
“Kuzey Afrika’nın önemi artıyor” diyen Çelik, Fas ile başlayan Kuzey Afrika pazarının otomotivde kilit bir bölge haline geldiğini vurguladı. Bölgeye gerçekleştirilen yatırımların artması ve parçaların ihraç edilmeye başlaması, küreselleşme sürecinde Türkiye’nin otomotiv sektörü için stratejik faydalar yaratıyor. Özellikle Doğu Avrupa ülkeleri—Romanya, Slovakya, Slovenya ve Polonya—sıralı bir yatırım ve ihracat ilişkisinin merkezi haline geliyor. Sektördeki son on yılda görülen büyüme bu bölgelerde yoğunlaşırken, MENA Bölgesi olarak bilinen Orta Doğu ve Kuzey Afrika, alternatif ve kritik pazarlar olarak öne çıkıyor. Yakınlık ve nispeten düşük piyasa payı nedeniyle bu bölgeler, pazar çeşitliliğini güçlendirmek adına öncelik kazanmaya devam ediyorlar; bu doğrultuda konsantrasyonumuzu sürdürüp yeni ortaklıklar ve satış kanalları yaratıyoruz.







