IMF: Suriye Ekonomisi Toparlanmayı Sürdürüyor

IMF heyetinin Şam ziyaretinde, Suriye ekonomisinin mevcut toparlanma süreci ayrıntılı şekilde ele alındı ve yetkililerle politika öncelikleri, reformlar ile kapasite geliştirme konuları üzerinde tartışmalar yürütüldü. Yapılan açıklamada, son aylarda ekonomik faaliyetlerin hız kazandığı ve bu gelişmenin tüketici güveni ile yatırımcı güvenini desteklediği vurgulandı. Ayrıca, mültecilerin geri dönüşü ve elektrik arzının güçlenmesi ile yağışların olumlu etkileri çerçevesinde bölgesel entegrasyon sürecinin sürdüğü belirtildi.
IMF’nin paylaşımında, Suriye ekonomisinin toparlanma sürecini sürdürdüğü değerlendirmesi yer aldı. Fonun sunduğu programın amacının, hükümetin ekonomi yönetimini ve temel ekonomik kurumları güçlendirmek yönündeki çabalarını politika tavsiyesi ve teknik destekle desteklemek olduğuna işaret edildi. Bu kapsamda Maliye Bakanlığı ve Suriye Merkez Bankası için geniş kapsamlı bir destek ile 4. Madde kapsamında konuyla ilgili istatistiklerin iyileştirilmesi hedefleniyor.
Heyete liderlik eden Ron van Rooden, Suriye ekonomisinin gösterdiği toparlanma belirtilerinin güçlenmeye devam ettiğini söyledi. Tüketici ve yatırımcı güveninin iyileştiğini, uluslararası yaptırımların kaldırılmasının ardından ülkenin bölgesel ve küresel ekonomilerle yeniden entegrasyon sürecine girdiğini kaydetti. Ayrıca, ülkenin 2026 için öngörülen yatırımlar ve enerji talebindeki artışa bağlı olarak büyümeye yönelik olumlu işaretler aldığını vurguladı.
Yetkililerin, 2026 bütçesini sağlık, eğitim ve temel altyapının rehabilitasyonunu destekleyecek şekilde planladıklarını belirten van Rooden, gelir projeksiyonlarının iddialı ancak uygulanabilir olduğunu ifade etti. Özellikle, göç eden ve dağılmış nüfusta yoksulluğu azaltmaya yönelik küresel desteklere olan ihtiyaç artarken, Suriye’nin geçmiş borçlarının çözümünde dış finansman kapasitesinin ilerlemeye bağlı olacağı belirtildi.
IMF sözcüsü, Merkez Bankası’nın karşı karşıya kaldığı kısıtlamalara rağmen para politikalarını sıkı tutmaya devam ettiğini ve bütçe açığının merkez bankası finansmanı olmadan da enflasyonun düşüşünü sürdürdüğünü aktardı. Enflasyonun 2025 sonunda tek haneli seviyelere yaklaşması ve 2024’e göre döviz kurunun güç kazanması da raporda yer aldı. Yeni para biriminin uygulamaya konulması süreci hızla ilerlerken, fiyat istikrarını sağlamak ve para politikası bağımsızlığını güvence altına almak için merkez bankasına yetkinin artırılması gerekliliği üzerinde duruldu; ayrıca bankaların finansal sağlığının iyileştirilmesi ve bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılması hedefleniyor.








