Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Türk Çeliği AB Kotasını Adriyatik’te Aşacak

18 Şubat 2026 • 01:00 Patron Koltuğu 13

Türkiye çelik sanayisi, yıllık 38.1 milyon tonluk üretim kapasitesiyle küresel sahnede önemli bir konuma sahip. Küresel talepteki dalgalanmalar ve artan korumacı uygulamalar, sektörü yeni bir büyüme stratejisi geliştirmeye itiyor; bu doğrultuda ürün gruplarına göre kotaların etkisini minimize etme yönünde kritik adımlar atılıyor. Özellikle Adriyatik ülkeleri, Fas, Şili, Romanya ve Bulgaristan gibi bölgelere odaklanarak zn bir ihracat rotası çizmeye çalışan sektör, bu yılın başında yürürlüğe girecek düzenlemeler ışığında 3 milyar dolar civarında bir kayıp öngörüsünü hesaba katıyor.

Türk Çeliği AB Kotasını Adriyatik’te Aşacak

Geçen yıl dünya pazarında ikinci büyük ihracatçı konumuna yükselen Türkiye, 2025 yılında Avrupa Birliği dışı Avrupa ülkelerine yönelik satışlarda da artış kaydetti. Ancak iç ve dış dinamikler, özellikle Avrupa pazarında, paydaşlar arasında dikkatli bir strateji uygulanmasını zorunlu kılıyor. Çelik ihracatının ton başına ortalama fiyatı geçen yıl 851 dolar civarında seyretmişti. Bölgesel büyüme artık bir tercih değil, bir gereklilik Küresel ticarette kota ve vergi baskılarının çoğalması, Türkiye’nin bölge odaklı üretim ve ürün çeşitliliğini artırma gerekliliğini öne çıkarıyor. Bu çerçevede yakın pazarlara odaklanarak hızlı teslimat avantajlarını kullanmak, orta vadede katma değerli ürünlerle rekabet gücünü yukarı çekmeyi hedefliyoruz.

2026 için öngörüler, tonaj olarak 20 milyon ton hedefinin ve değer bazında 17 milyar dolarlık bir hedefin gösterildiğini ortaya koyuyor. Bölgesel büyüme, yakın coğrafyada hızlı teslimat ve esnek üretimle desteklenecek; bu yaklaşım, uzak pazarlarda karşılaşılan lojistik maliyetleri ve gümrük engellerini azaltmayı amaçlıyor. Ayrıca, sektördeki paydaşlar tarafından yapılan değerlendirmeler, çelikte “yakın pazarlar dosttur” ilkesinin artık bir zorunluluk olduğuna işaret ediyor.

Hızlı teslimatın bölgesel avantajı hâlâ geçerli ABD’nin Çin çeliğine karşı uyguladığı kotalar ve yüksek vergiler, Türkiye ile Çin’i benzer pazarlarda yarışır hâle getiriyor. Ancak Türkiye’nin coğrafi yakınlığı ve tedarik zinciri açısından esnek üretim kapasitesi, rekabet avantajını korumaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde artan maliyetler nedeniyle deniz aşırı ve komplike pazarlar yerine, yakın ülkeler üzerinde yoğunlaşılacağı belirtiliyor; hızlı teslimat, esnek üretim ve kuvvetli ticari bağlantılar bu dönemde kilit unsurlar olacak.

İnşa eden bir vizyonla, Türkiye’de çelik sektörü “global ortama uyum sağlarken Türkiye’de kalıcı değere” odaklanarak ilerliyor. Avrupa’daki teşvikler ve regülasyonlar bu sürecin önemli parçaları olarak görülen dinamikler arasında yer alıyor. 25–27 Ekim 2026’da İstanbul’da gerçekleştirilecek Steel Networking Summits 2026’da, sektörün liderlerinin bir araya gelmesiyle piyasa trendlerinin ötesine geçilmesi hedefleniyor. Bu etkinlikte 80’den fazla ülkeden 500’ün üzerinde profesyonelin buluşması ve 40’tan fazla konuşmacının yer alması bekleniyor. Amaç, dünya çelik sektörünün nabzını Türkiye üzerinden tutmak ve ticaretin daha yoğun bir şekilde yapılmasını sağlamak.

İthalat baskısı Avrupa’da hissediliyor İç talep, ithalat üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Sektörün üretimi 38.1 milyon ton, tüketimi ise 39 milyon ton olarak öngörülüyor; 2025’de ithalat artışı yüzde 13.6 olarak kayıtlara geçti. Geçen yıl ithalat 23 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Dünya çelik ticaretinin yaklaşık 120 milyon tonu Çin kaynaklı iken, Türkiye’de ithalat baskısının artması maliyetleri yükseltiyor ve bazı işletmeler vardiya kapatma veya işçi çıkarma gibi sonuçlarla karşı karşıya kalıyor. Ocak itibarıyla yaklaşık 20 bin kişilik istihdam kaybı konuşuluyor ve ithalatın yüzde 80’inin DİR kapsamında geldiği ifade ediliyor.

Avrupa’daki belirsizlik devam ediyor SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) uygulamasının bu yıl başında yürürlüğe geçmesiyle Avrupa pazarında belirsizlikler sürüyor. 2026 için ihracatta bir geri çekilme öngörülsede, belirsizliklerin netleşmesiyle beraber toparlanma beklentisi hâlen güçlü. Avrupa kaynaklı talepte de hızlı bir toparlanma bekleniyor.

E-Posta
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x