Avrupa’nın Enerjisi Savaşın Hedefi: Krizin Yeni Dengeleri ve Enerji Güvenliği

Avrupa elektrik sektörünün güncel güvenlik durumu, Eurelectric tarafindan hazırlanan raporla bir kez daha gün yüzüne çıktı. Çatışmadan etkilenmiş olan enerji sistemleri artık doğrudan birer hedef olarak görülüyor; özellikle Ukrayna üzerinden artan baskılar, 2025 itibarıyla enerji altyapısında kaydedilen zayiatın ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Savaşın başından itibaren Ukrayna enerji altyapısının eskiyen kapasitesi ve üretim gücü üzerinde yaklaşık yarı yarıya bir daralma olduğuna dikkat çekiliyor. Bu süreçte hasar miktarının milyar dolarlık ölçekte olduğu hesaplanıyor.
Raporda, kritik noktaların hedef alınmasının sıkça görüldüğüne vurgu yapılıyor. Özellikle trafo merkezleri ve termik santraller gibi sistemin yaşam damarları, geniş çaplı saldırılar için başlıca hedefler olarak tanımlanıyor. 2025 Kasımında kaydedilen geniş çaplı saldırılar, modern enerji savaşının ölçeğini net bir biçimde ortaya koyuyor. Savaşın yönünü belirleyen unsurlardan biri de kış koşullarını silah olarak kullanmaya yönelik tarihsel stratejilerin günümüz hibrit tehditleriyle birleşmesi olarak açıklanıyor.
Raporda ayrıca şunu ortaya koyuyor: Ukrayna’da başlayan çatışmaların enerji altyapısı ve üretim kapasitesi üzerinde yaklaşık %50’lik bir yıkıma sebep olduğu, termik santrallerde kapasite kaybının ise %67’leri aştığı belirtiliyor. Hibrit tehditler Avrupa’ya yayılarak sadece Ukrayna ile sınırlı kalmıyor; 2014-2024 aralığında Avrupa genelinde 219 hibrit saldırı tespit edilmiş durumda. Deniz altı kablolarının koparılması ve siber saldırılar en dikkat çekici tehditler arasında yer alıyor. Estlink-2 hattının 2024’te kopması 50-60 milyon avroluk onarım masraflarına yol açarken, Rus bağlantılı grupların Danimarka’daki çok sayıda enerji şirketini aynı anda hedef aldığı aktarılıyor.
Hazırlık düzeyi rapora göre, Avrupa’daki enerji şirketlerinin genel hazırlık seviyesi ortalama 6,7 olarak değerlendiriliyor. Coğrafi yakınlığı nedeniyle Nordik ve Baltık ülkelerinde fiziksel güvenlik ve ulusal savunma entegrasyonunun daha gelişmiş olduğu görülüyor.
Güç güvenliğini artırmak için iki ana öneri öne çıkıyor: önce kritik trafo merkezlerinin fiziksel olarak korunması ve yeni yatırımların güvenlik odaklı tasarım ilkeleriyle yapılması; ardından Ukrayna deneyimlerinden hareketle enerji sisteminin daha dağıtık bir yapıya kavuşturulması. Ayrıca NATO müttefikleri arasında savunma bütçesinden pay ayrılması gerektiği belirtiliyor; yaklaşık 250 milyar euro değerindeki bir kaynağın savunma amaçlı kullanıma açılması çağrısı yapılıyor.
“Avrupa’ya akan petrol hattını geciktiriyorlar” ifadeleriyle, Slovakya Başbakanı Fico’nun Ukrayna’dan Doğu Avrupa’ya uzanan Druzhba boru hattının yeniden faaliyete geçişinin geciktirilmesi yönündeki görüşleri aktarılıyor. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ise Doğu Avrupa’ya ilerleyen Rus petrolünün sevkini kesintiye uğratan bir Rus saldırısının ardından Druzhba hattının Ukrayna kısmının yaklaşık olarak Ocak ayından beri operasyon dışı kaldığını açıkladı.






