Emekli Maaşında Reform Sinyali: Zam, Prim ve Gün Hesabı Baştan Düzenlenecek

SGK çatısı altında emeklilik aylıkları ve dul-yetim maaşlarıyla ilgili dosya hacminin yaklaşık 17 milyona yaklaştığı belirtilirken, mevcut yapıdaki farklı uygulamaların giderilmesi amacıyla teknik düzeyde çalışmalar yürütülüyor. Mevcut uygulamada emeklilik maaşlarının üç ayrı döneme göre hesaplandığına dikkat çekiliyor; 1999 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası dönemlerde değişen Aylık Bağlama Oranı (ABO) ve hesaplama yöntemleri nedeniyle emekliler arasında gelir farkları oluşuyor.
Uzmanlar, üçlü hesaplama sisteminin sadeleştirilmesini ve tek bir hesaplama formülüne geçilmesini savunuyor. Prim esaslı sabit bir aylık bağlama oranının uygulanması da üzerinde durulan seçenekler arasında yer alıyor. Ayrıca zam artışlarının ortak bir formülle belirlenmesi fikri de tartışmalarda ön plana çıkıyor. Şu anki durumda SSK ve Bağ-Kur emeklileri için maaş artışları 6 aylık enflasyonla, memur emeklileri için ise toplu sözleşme hükümleriyle belirleniyor; bu durum farklı emekli grupları arasında zam oranlarında ayrışmaya yol açabiliyor. Herkese uygulanacak ortak bir artış veya aylık enflasyona dayalı güncelleme önerileri gündemde kalmaya devam ediyor.
Çalışma gün sayısının maaşa etkisinin önceki değerlere göre sınırlı kaldığı düşünülüyor; yeni modelde prim tutarıyla birlikte çalışma süresinin de daha belirgin bir rol üstlenmesi hedefleniyor. Böylece emeklilik yıllarındaki farkların azaltılması planlanıyor ve emeklilik tarihine bağlı tartışmalar sınırlandırılmaya çalışılıyor. Güncelleme katsayısında sabit bir değer belirleme hedefiyle yıllar arası farkların azaltılması amaçlanıyor.
Taban maaş uygulaması da yeniden değerlendiriliyor. 2019’dan bu yana uygulanan taban maaş düzenlemesi düşük aylıklar için avantaj sunsa da, tabanın hemen üzerinde kalan aylıklarda dengesizlikler yaratabiliyor. Bu kapsamda taban maaşın kaldırılması ya da kök aylıklara kademeli artış yapılması gibi alternatifler, mevcut sistemi korurken ara gelir gruplarına ek düzenlemeler getirme seçenekleriyle birlikte ele alınıyor. Ayrıca SSK ve Bağ-Kur uygulamalarının eşitlenmesi yönündeki çalışmalar da sürüyor; Bağ-Kur’da prim şartının 9 bin günden 7.200 güne düşürülmesi gibi düzenlemeler de değerlendiriliyor.







