Doğada 180 Günde Kaybolan Biyoplastikler İçin Mevzuat Çağrısı

GEKAP artışının plastik ambalaj ve taşıma ürünlerinin birim maliyetlerini yükseltmesiyle birlikte Sunar Yatırım çatısı altındaki Sunar NP ve yöneticileri konunun çevresel etkilerini yeniden değerlendiriyor. Mustafa Nuri Çomu, GEKAP’ın amacı olan çevre korumasını sürdürürken biyobozunur plastikleri de petrol kökenli ürünlerle aynı çerçeveye almak konusunda dikkatli olunması gerektiğini ifade ediyor. Çomu, biyobozunur ve kompostlanabilir plastiklerin zarar veren plastiklerle aynı kapsamda değerlendirilmesinin çevreci ürünlerin maliyetlerini artırabildiğini belirtiyor ve bu yaklaşımın çevresel faydalarını gölgeleme riskine işaret ediyor.
AB’nin biyoplastikleri mevzuata dahil etmesiyla, biyoplastikler için bağlayıcı bir çerçeve kuruldu. Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü kapsamında hangi durumlarda biyobazlı ve biyobozunur ambalajların kullanılabileceği netleşti ve geri dönüştürülmüş içerik kullanımı teknik olarak mümkün olmadığı alanlarda biyoplastiklerin alternatif olarak konumlandırılması gerektiği vurgulandı. Çomu’ya göre bu yaklaşım sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir rasyonalite de taşıyor; AB, biyoplastikleri doğru yerde kullanarak geri dönüşümün işleyişini koruyor ve sanayi için öngörülebilir bir yatırım atmosferi yaratıyor.

Biyoplastikler GEKAP’tan muaf tutulmalı görüşünü savunan Sunar Yatırım, petrol bazlı plastiklerle aynı mevzuatın uygulanmasının yerli biyoplastik yatırımlarını yavaşlatacağını ve ithal hammaddelere bağımlılığı artıracağını belirtiyor. Bu durumun cari açığı da dolaylı olarak etkilediğini ifade eden Çomu, biyoplastiklerin GEKAP’tan muaf tutulmasının mali dengeyi koruyacağını ve yerli üretimi güçlendireceğini savunuyor. Böyle bir düzenleme, ithal petrokimyasallara bağımlılığı azaltabilir ve cari açığın kontrolüne katkı sağlar.
COP31 ve çevre odaklı üretim için kritik eşik olarak görülen bu yılki UNFCCC Taraflar Konferansı’nın (COP31) Türkiye için önemli bir sorumluluk doğurduğunu belirtiyor Çomu. Biyoplastiklere yönelik mevzuatın bu süreçte kritik göstergelerden biri olacağını sözlerine ekleyen Çomu, COP31 gibi küresel düzeydeki zirvelerde çevreyle uyumlu üretim modellerini destekleyen somut uygulamaların yaygınlaşması gerektiğini vurguluyor. Doğru mevzuat çerçevesinin Türkiye’nin bu alanda örnek gösterilebilecek uygulamaları geliştirmesine olanak tanıyacağını ifade ediyor.
Ekonomi ve çevre el ele kazanabilir görüşünü paylaşan Sunar Yatırım, doğru mevzuatla biyoplastiklerin çevre hedefleriyle sanayiye değer katacak bir araç olabileceğini belirtir. GEKAP tartışmaları sürerken biyoplastiklerin ayrı bir kategori olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor. Çomu, “Bugün asıl mesele poşetin fiyatı değil, doğru malzemeyi doğru düzenleyle buluşturabilmek” diyor ve AB’nin bu dengeyi kurduğunu belirterek Türkiye’nin de benzer bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini ifade ediyor.
Sunar Yatırım hakkında tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında yarım asrı aşkın tecrübeye sahip olan Sunar Yatırım, mısır nişastası bazlı endüstriyel hammadde, bitkisel sıvı yağ, un, yem ve biyobozunur plastik üretimini gerçekleştiriyor. 6 kıtada 100’ün üzerinde ülkeye ulaşan şirket, 1400’ün üzerinde çalışanı ile sürdürülebilir üretim ve AR-GE’ye yaptığı yatırımlarla tarıma dayalı ve çevre dostu bir üretim vizyonunu sürdürüyor.







