Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen: Hedef, dijital sağlık koçluğunu sahiplenmek

Sağlık sektörü küresel olarak trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşıyor ve bu da dünya ekonomisinin önemli bir kısmını oluşturuyor. Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen, bu alandaki büyümenin sürmekte olduğunu belirtiyor; tamamlayıcı sağlık sigortası (ÖSS) ve özel sağlık sigortaları sektörde güçlü bir itici güç olarak öne çıkıyor. Hızlı büyüyen bu alan, devletin ve bireylerin ortak çabalarıyla desteklenen bir süreç olarak değerlendirilmelidir.
Dijitalleşmenin maliyetleri %30 düşüyor Gökmen, penetrasyonun küresel karşılaştırmada hâlâ düşük olduğunu, sağlık harcamalarının artış eğilimini vurgulayarak sağlık sigortasının maliyet yönetiminde kritik bir rol üstlendiğini söylüyor. Dijital sağlık yatırımları sayesinde özellikle Telehealth alanında kayda değer ilerlemeler kaydedildi. Telehealt hizmeti yılda 20 bine yakın uygulamaya ulaşırken, Avrupa ve Amerika’da tedavilerin belirli bir kısmı dijital ortamda yürütülüyor. Dijital sağlık üzerinden maliyetleri %30 azaltma potansiyeli, Türkiye’nin sağlık sigortacılığı ve özel sağlık erişimi açısından güçlü bir konumda olduğunu gösteriyor. Ancak bazı bölgelerde özel hastane erişimi halen kısıtlı kalabiliyor; bu noktada dijital sağlık hizmeti, dünyanın en yetkin hekimleriyle uzaktan görüşmeyi mümkün kılarak erişim sıkıntılarına çözüm sunuyor.
Yeni ürünlerle yaygınlaşma hedefi 2026 için öncelikli strateji, sigortalı sayısını arttırmak ve dijital ile yeni ürünleri daha geniş kitlelere ulaştırmak olarak öne çıkıyor. Telehealt hizmetinin yanı sıra Dijital Doktorum ürünüyle sigortalılar 10 farklı uzmanlık alanında ve 7/24 pratisyen hekimlerle görüşebiliyor; bu sayede Allianz’ın dijital ekosistemiyle entegrasyon kolaylaşıyor. Psikolojik ve diyetisyen desteği gibi dijital sağlık hizmetlerinde en çok kullanılan alanlar öne çıkıyor ve evde kan tetkiklerinin online takibi gibi uçtan uca çözümler üzerinde çalışılıyor. Hedef, dijital sağlık koçluğu kavramını benimseyerek mevcut hastalık yönetim programlarını mobil uygulamalara entegre etmek.
Allianz Türkiye’de bir sağlık sigortalısının ortalama kalma süresinin 15 yıl olduğu; bu da müşteri sadakatine verilen önemin bir göstergesi olarak ifade ediliyor. Değişen müşteri beklentileri de sigortacıların rolünü yeniden tanımlıyor: maliyetleri karşılayan bir finansör olmanın ötesinde, sağlık yönetimini üstlenen bir rehber rolü talep ediliyor. Bu bağlamda sigorta şirketleri, girişimciler ve diğer hizmet sağlayıcılarla iş birliğini artırmaya odaklanıyor.
Yaşlı bakım konusunda çözümler aranıyor Gökmen, ülkenin yaşlanan nüfusu ve bakım uzmanı eksikliği nedeniyle ileride ciddi bir yaşlı bakım problemiyle karşılaşabileceğini belirtiyor. 2050 itibarıyla 60 ve üzeri nüfusun sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşayabileceğini söyleyen Allianz, uzun süreli bakım sigortalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca BES ile sağlık sigortasının entegrasyonu gibi yenilikçi çözümler de değerlendiriliyor.
Sağlık turizmi ve sigorta entegrasyonu Türkiye’nin sağlık turizminde üstlendiği rol, hekimlerin bilgi birikimi ve vaka tecrübesiyle destekleniyor. Saç ekimi ve estetik gibi alanlarda güçlü bir konumun yanı sıra kritik branşlarda da büyüme kaydediliyor. Güvence kapsamına alınan komplikasyon sigortası, sağlık turizmi yoluyla gelen hastalar için ek güvence sağlıyor ve seyahat, konaklama ile tedavi sonrası süreçleri bütünsel olarak kapsayan sigorta çözümleri için iş birliği olanakları doğuruyor. Bu gelişmeler, sigorta şirketlerinin sağlık turizmi ile ilgili yeni iş modellerini benimsemelerini tetikliyor.






